İngiltere’de 20-24 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı, bu yıl geleneksel Boeing-Airbus rekabetinin ötesine geçti. Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşlar, Avrupa ile Pasifik’te yükselen güvenlik kaygıları ve savunma bütçelerindeki artış, fuarın merkezine insansız sistemleri ve daha düşük maliyetli silah çözümlerini taşıdı.
Fuar boyunca askeri ve sivil havacılık alanlarında toplamda yaklaşık 85 milyar dolarlık anlaşma açıklandı. Ancak Farnborough’nun asıl kazananı yalnızca en fazla siparişi alan uçak üreticileri değil, havacılığın geleceğini şekillendirmeye hazırlanan yeni teknolojiler oldu.
Yapay Zeka Savaş Uçaklarının Kokpitine Giriyor
Farnborough’da en fazla öne çıkan alanlardan biri, insan müdahalesine daha az ihtiyaç duyan yapay zeka destekli hava araçlarıydı. Yeni sistemlerde yapay zeka yalnızca hedef tespiti veya görüntü analizi için değil, uçağın uçurulması, görev planlaması ve değişen tehditlere gerçek zamanlı tepki verilmesi için de kullanılıyor.
Shield AI tarafından geliştirilen X-BAT, bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Dikey kalkış ve iniş yapabilen jet motorlu insansız savaş uçağının, şirketin Hivemind adlı yapay zeka pilotu tarafından kontrol edilmesi planlanıyor. Shield AI, X-BAT’ın ilk uçuşunu 2026 sonuna kadar gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Şirketin iddiasına göre X-BAT, insanlı bir F-35’in taşıyabildiği silahların önemli bölümünü çok daha düşük operasyon maliyetiyle kullanabilecek. Uçağın dikey kalkabilmesi, uzun piste ihtiyaç duymadan gemilerden, geçici üslerden veya hasar görmüş havaalanlarından görev yapmasını mümkün kılacak.
Yapay zekanın etkisi yalnızca uçuş operasyonlarıyla sınırlı değil. Fuardaki mühendisler, teknolojinin bilgisayar modellemelerini, uçuş simülasyonlarını ve bazı sertifikasyon çalışmalarını hızlandırabileceğini belirtiyor. Böylece yeni uçakların geliştirilmesi sırasında yıllar süren bazı test ve tasarım süreçlerinin kısaltılması hedefleniyor.
İnsansız Kanat Arkadaşları Yarışı Hızlandı
Farnborough’da Boeing’in MQ-28 Ghost Bat’i, General Atomics ve Anduril’in insansız savaş uçağı tasarımlarıyla birlikte sergilendi. “Sadık kanat arkadaşı” olarak da adlandırılan bu sistemler, insanlı savaş uçaklarının yanında görev yaparak sensör taşıyabiliyor, elektronik harp uygulayabiliyor veya riskli saldırı görevlerini üstlenebiliyor.
Boeing, rakiplerinin çoğundan farklı olarak yalnızca bir maket veya konsept değil, uçuş gerçekleştirmiş MQ-28 Ghost Bat’i sergiledi. Bu durum şirketi, gelecekte milyarlarca dolarlık bir pazara dönüşmesi beklenen otonom savaş uçağı yarışında öne çıkardı.
İngiliz BAE Systems da Brontanax adlı ilk yerli tasarım insansız işbirlikçi savaş uçağını Farnborough’da tanıttı. Yaklaşık bir eğitim uçağı büyüklüğündeki Brontanax’ın elektronik harp ve hassas taarruz görevlerinde kullanılması planlanıyor. İlk uçuş testlerinin 2027’de başlaması, sistemin 2030 civarında hizmete girmesi hedefleniyor.

BAE Systems, Brontanax’ın insanlı bir savaş uçağının yeteneklerinin yüzde 70 ila 80’ini, maliyetinin dörtte birinden daha düşük bir seviyede sağlayabileceğini öne sürüyor. Bu yaklaşım, hava kuvvetlerinin sınırlı sayıdaki pahalı savaş uçağını daha fazla insansız platformla destekleme stratejisinin giderek güçlendiğini gösteriyor.
Düşük Maliyetli Füzeler Öne Çıktı
Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar, milyonlarca dolarlık füzelerin çok daha ucuz dronlara karşı kullanılmasının sürdürülebilirliğini tartışmaya açtı. Farnborough’da Lockheed Martin, Raytheon ve MBDA başta olmak üzere birçok üretici daha düşük maliyetli önleyici ve taarruz füzeleri üzerinde çalıştığını açıkladı.
Fuar alanında uzun menzilli ve tekrar kullanılabilir dronların yanında, tek yönlü taarruz görevleri için geliştirilen daha ekonomik sistemler de geniş yer buldu. Böylece sektörün önceliği yalnızca daha gelişmiş silahlar üretmekten, yeterli sayıda ve kabul edilebilir maliyetle üretilebilen sistemlere doğru kaydı.
eVTOL İlk Kez Farnborough Semalarında
Sivil havacılık tarafında fuarın en dikkat çekici gösterisi Vertical Aerospace’dan geldi. Şirketin elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen Valo hava aracı, Farnborough tarihinde halka açık geçiş uçuşu gerçekleştiren ilk eVTOL oldu.

Valo, helikopter gibi dikey kalktıktan sonra pervanelerini ileri doğru çevirerek sabit kanatlı bir uçak gibi yatay uçuşa geçiyor. Dört yolcu ve bir pilot taşıması planlanan hava aracının yaklaşık 240 kilometre saat seyir hızına ve 160 kilometreye kadar menzile ulaşması hedefleniyor.
Vertical Aerospace’ın gösterisi, uzun süredir bilgisayar görselleri ve küçük prototiplerle temsil edilen elektrikli hava taksisi sektörünün gerçek uçuş aşamasına ilerlediğini göstermesi bakımından önem taşıyor. Bununla birlikte batarya kapasitesi, sertifikasyon, finansman ve şehirlerde kurulması gereken iniş altyapısı, eVTOL şirketlerinin önündeki temel engeller olmaya devam ediyor.
Kanadalı Horizon Aircraft ise tamamen elektrikli sistem yerine hibrit bir çözüm sergiledi. Uçak dikey kalkış sırasında kanatlarına yerleştirilen elektrikli pervaneleri kullanırken yatay uçuşta klasik havacılık yakıtıyla çalışan arka pervaneden yararlanıyor. Şirket, bu yöntemle elektrikli hava araçlarına kıyasla daha uzun menzil sunmayı amaçlıyor.
Altıncı Nesil Savaş Uçağı İçin 2035 Hedefi
Farnborough’nun uzun vadeli en önemli projelerinden biri de İngiltere, İtalya ve Japonya ortaklığında yürütülen Global Combat Air Programme oldu. GCAP kapsamında geliştirilecek altıncı nesil savaş uçağının 2035 yılında hizmete alınması hedefleniyor. Kanada da fuar sırasında programa gözlemci olarak katıldı.

Yeni savaş uçağının gelişmiş sensörler, yapay zeka destekli görev sistemleri ve insansız hava araçlarıyla birlikte çalışabilen bir yapı üzerine kurulması planlanıyor. Programın 2035 hedefini yakalaması, tasarım ve üretim süreçlerinin önceki nesil savaş uçaklarına göre çok daha hızlı yürütülmesini gerektiriyor.
Farnborough 2026’nın ortaya koyduğu tablo açık: Havacılık sektöründeki yarış artık yalnızca daha büyük yolcu uçakları veya daha hızlı savaş uçakları üretmekten ibaret değil. Geleceğin kazananlarını yapay zekayı uçağın merkezine yerleştiren, insanlı ve insansız sistemleri birlikte çalıştıran, maliyeti düşüren ve piste bağımlılığı azaltan şirketler belirleyecek.
