Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

F-35 Neden Uçamıyor? Küresel Hazırlık Krizinin Arkasındaki Dört Neden

Batı ittifakının en gelişmiş savaş uçağı F-35 Lightning II’nin küresel filosunun yüzde 75’i savaşa hazır değil. ABD’nin 11 Haziran’da yayınladığı rapor bu çarpıcı tabloyu gözler önüne sererken asıl soru şu: Bu kriz neden yaşanıyor?

Batı ittifakının en gelişmiş savaş uçağı F-35 Lightning II'nin küresel

Yazılım Çöküşü

Krizin birincil tetikçisi, Technology Refresh 3 yazılım güncellemesi. Pentagon’un Test ve Değerlendirme Direktörü bu yapıyı Mart ayında “operasyonel testler için uygunsuz” ilan etti; önceki sürümler ise “sıfır yeni muharebe kapasitesi” sunduğu gerekçesiyle “kullanılamaz” damgası yedi. Test uçaklarının büyük bölümü sistemdeki arızalar yüzünden kalkış bile yapamıyor. Tam görev kapasitesi oranının 2021’deki yüzde 38,1’den 2025’te yüzde 24,6’ya çökmesinin arkasında ağırlıklı olarak bu yazılım sorunları yatıyor.

Radarsız Teslimat, Bitmez Bakım

Fort Worth’daki montaj hattında yaşanan tıkanıklık tabloyu daha da karmaşık hale getirdi. Northrop Grumman’ın geliştirdiği AN/APG-83 radar sistemindeki gecikmeler nedeniyle fabrika, Lot 17 partisini radar yerine denge ağırlıklarıyla donatarak teslim etti. Bu uçaklar yalnızca eğitim amaçlı kullanılabiliyor ve servise girer girmez kapsamlı revizyon gerektiriyor. Üretim baskısı azalmak yerine, halihazırda yıpranmış operasyonel uçakların üzerindeki yükü daha da artıyor.

Boşalan Yedek Parça Depoları

Fabrika, üretim kotalarını tutturmak için küresel ikmal havuzuna ayrılan yedek parçaları kendi montaj hattına yönlendirdi. Bunun sonucunda dünya genelindeki bakım depoları boşaldı. Teknisyenler, yerde bekleyen bir uçağın parçalarını söküp başka bir uçağa takmak zorunda kalıyor; bu “yamyamlık” uygulaması bakım yükünü katlayarak filonun büyük bölümünü yerde tutuyor. Durumu daha da girift kılan etken şu: Evrensel bir platform olarak tasarlanan F-35, üretim partileri arasında birbirinden farklı “mikro konfigürasyonlar”la imal edildi. Bu standardizasyon eksikliği zaten kırılgan olan ikmal zincirini daha da parçalıyor.

Gizli Hangar Krizi

F-35’in gizliliği yüksek radar emici kaplaması, sıradan bir pist ya da standart hangarda bakıma alınamıyor. İklim kontrolü, güvenlik onaylı özel testler zorunlu; bu tesisler ise hem yurt içinde hem de ileri konuşlanma noktalarında ciddi biçimde yetersiz kalıyor. Kaplamasında sorun çıkan bir uçak uygun bay bulana kadar kuyrukta bekliyor. Yerel imkanlar yetmediğinde ise depo tesislerine sevk ediliyor ve operasyonel havuzdan tamamen çekiliyor.

Yetkililer tablonun yakın vadede düzelmeyeceğini açıkça söylüyor. Genel görev kapasitesini yüzde 80’e, tam görev kapasitesini yüzde 65’e çıkarma hedefinin artık 2030’da yakalanabileceği öngörülüyor.