Osmanlı havacılığı oldukça erken bir zamanda faaliyete geçmiş ve havacılığın her alanında önemli atılımlar olmuştur. 1912 senesinde pilot yetiştirilmesi kapsamında yurt dışına eğitim almak için subaylar gönderilmiştir. İlk pilotaj eğitimini alan pilotlar Yzb. Fesa ve Tğm.Yusuf Kenan Beyler olmuştur. Kadın pilotlar, söz konusu bile değildir.
Türk havacılığında kadın havacıların yer almaya başlaması 1930’lu yıllardan itibaren olmuştur denilebilir; ancak 1913 yılında havacılıkta kadının rolü ile ilgili çok önemli bir gelişme yaşanmıştır. Bir Türk kadını uçakla ilk kez uçmuş, havacılık açısından büyük ses getiren bir olay olmuştur. Dünyada uçan ilk kadın Fransız Thérèse Peltier, 1908 yılında İtalya Milano’ da yaklaşık 200 metrelik bir uçuş gerçekleştirerek yolcu olarak uçan ilk kadın olmuştur. Bu bilgilere baktığımızda Belkıs Şevket Hanım dünyada uçan ilk kadından kısa bir süre sonra, 1913 yılında uçakla uçmuş ve havacılıkta büyük bir girişim gerçekleştirerek Türk kadınının dünyada adını duyurmuştur.
1925 yılında Türk Hava Cemiyeti’nin ve 1935 yılında Türkkuşu’nun açılışıyla Türk havacılığının gelişimi hız kazanmıştır. Özellikle Türkkuşu’nun açılışıyla havacılıkta yer almaya başlayan kadınlar, Türk havacılığında adını duyurmuşlardır. 1930’ların başına gelindiğinde ilk Türk kadın pilotumuz göklerde yalnız uçuşunu gerçekleştirmiştir. Bedriye Tahir Gökmen, Vecihi Hürkuş’un deyimiyle “Bedriye Bacı” ilk Türk pilotlarından Vecihi Hürkuş’un sivil uçuş okulunda ilk kadın öğrencilerden biri olmuş ve eğitimini tamamlayarak ilk Türk Kadın Pilotu unvanını almıştır. Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu olan Sabiha Gökçen, 1937 yılındaki Hava Hârekatı keşif ve bombalama uçuşlarındaki başarısından dolayı, 28 Mayıs 1937 tarihinde düzenlenen törenle Türk Hava Kurumu Murassa Madalyasını’nı alan ilk kadın olmuştur.
1930’lu yıllardan itibaren havacılığın her alanında kadınlar yer almaya başlamıştır. Hem askeri hem sivil hem de sportif havacılıkta yer alan kadın havacılar, erkek egemenliğinin baskın olduğu alanda azimle çalışmış ve cesaretleriyle büyük başarılara imza atmışlardır. 1980’li yıllarda Avrupa’da yayılan serbestleşme hareketi Türkiye’de etkisini göstermeye başlamış ve 2000’li yıllarda büyük bir sıçrama olmuştur. Havaalanı sayısı ve yolcu trafiği katlanarak artması; toplumsal baskı, uçuş okullarına kabul edilmeme, askeri pozisyonlardan dışlanma gibi kadınların karşılaştığı engelleri ortadan tamamen kaldırmasa da cesareti kırılmayan kadın havacıların sayısının artmasında etkili olmuştur.
Bugün, çoğu havacılık işletmesinin toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına önem verdiği, sosyal sürdürülebilirlik faaliyetlerinde kadın havacılara değer verdiği görülmektedir. Kadının, havacılığın her alanında yer alması gün geçtikçe artış gösterirken, eşitlik vaadine rağmen bu yöndeki ilerleme yavaş, kırılgan ve kademeli olmaktadır. Havacılık sektörüne yönelik başta uluslararası kuruluşlar olmak üzere, ülkelerin ulusal havacılık otoriteleri, sektördeki toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda çalışmalar yürütmektedir. Türkiye’de bu alanda, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından bir çalışma başlatılmış olup, SHGM bünyesinde, 18.04.2018 tarihinde resmi olarak Toplumsal Cinsiyet Dengesi Geliştirme Talimatı yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Toplumsal Cinsiyet Dengesi Geliştirme Talimatı – 12. Maddesi gereği de “İlk Havacı Kadın Sicil Düzenlemeleri” başlığı altında ilk kez “İlk Havacı Kadın Sicil İlanları” yayımlanmıştır.



YORUMLAR