Bu haftaki yazımda Türk Hava Yollarında ki deneyimlerimi paylaşmaya ara vererek ,son günlerde kamuoyunda gündem olan KURAL DIŞI (KURAL TANIMAZ) YOLCU konusunu ele alacağım.
Sivil havacılık da, emniyet ve güvenlik en önemli konudur onu risk edecek hiçbir şeye karşı tolerans gösterilmesi mümkün değildir.
Kural tanımaz yolcu(veya kural dışı yolcu), havalimanında veya uçuş sırasında davranış kurallarına, uçuş ekibinin veya havalimanı personelinin talimatlarına uymayan, bu nedenle düzeni bozan veya güvenliği tehlikeye atan kişidir.
Kural tanımaz yolcu tanımı, uçağın kapılarının kapandığı andan, inişten sonra tekrar açılmasına kadar geçen süreyi kapsar. Bu süre zarfında sergilenen şu davranışlar kural ihlali sayılır.
- Güvenliği Tehdit Etme:Yolcu ve personelin güvenliğini tehlikeye atacak hareketlerde bulunmak.
- Mürettebatı Dinlememe:Sivil havacılık kurallarına ve kabin ekibinin uyarılarına uymamak.
- Mala Zarar Verme:Uçaktaki malzemelere zarar vermek.
- Rahatsız Edici Davranışlar:Diğer yolcuları tehdit etmek, taciz etmek veya saldırgan davranışlar sergilemek.
Kural tanımaz yolcular çeşitli hukuki ve idari yaptırımlarla karşı karşıya kalabilirler:
- İdari Para Cezası: Kuralları ihlal eden yolculara para cezası uygulanabilir.
- Kara Liste (Blacklist): Havayolu şirketleri, bu yolcuları kara listeye alarak uçuşlarını yasaklayabilir.
- Hukuki Süreç: Güvenliği ciddi oranda tehlikeye atanlar hakkında yasal işlem başlatılabilir
- İstanbul Sabiha Gökçen’den Şanlıurfa seferini yapmak üzere yolcu alımına başlayan AJet uçağında, iki kız kardeşten birinin, diğerini göstererek “Canlı bomba bu! Bunu uçağa almayın” şakası büyük paniğe sebep oldu. Kabin ekibi durumu derhal pilotlara bildirirken, polis ekipleri uçakta hazır bulundu ve ‘şaka’ yapan iki kız kardeş uçaktan indirilerek, göz altına alındı. Ancak söz ağızdan bir kez çıkar! Kardeşler ‘Şaka yaptık’ deseler de tüm yolcular uçaktan indirildi ve bomba arama prosedürleri uygulandı.
Uçakta sarf edilen tek bir cümle, sadece kabin ekibinin huzurunu bozmaz; güvenlik prosedürlerini tetikler, seferi durdurur, yüzlerce yolcunun hayatını ve kamu düzenini etkiler, havacılık sisteminin tamamını alarma geçirir. İşte bu yüzden havacılıkta “bomba şakası”, sıradan bir densizlik değil; hukuken ve fiilen sonuç doğuran, ağır bedeli olan bir eylemdir. Şikago Sözleşmesi Ek 17’si, sivil havacılığı yasa dışı müdahale eylemlerine karşı korumak için devletlerin önleyici ve bastırıcı tedbirler almasını düzenler; Türkiye’de de 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu, sivil havacılık faaliyetleri ile tesislerin yasa dışı eylemlere karşı korunması için uluslararası uygulamalara uygun mevzuat hazırlanmasını, denetimi ve güvenlik tedbirlerinin alınmasını açıkça düzenlemektedir.
Uçaklar da sarf edilen “bomba var”, “canlı bomba” ya da benzeri ifadeleri, şaka olarak yapılabilir sanılıyor ama iş bu kadar basit değildir. Nitekim 9 Şubat 2026’da AJet’in İstanbul Sabiha Gökçen–Şanlıurfa seferinde bir yolcunun kabin görevlisine kardeşini göstererek “Bu canlı bomba bunu uçağa almayın” demesi üzerine güvenlik prosedürü işletildi; yolcular indirildi, uçakta bomba araması yapıldı, sefer yaklaşık üç saat gecikti. yargılamada mahkeme, sanığa “hava ulaşım aracının hareket etmesini engellemek” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi.
Türk Ceza Kanunu’nun 223. maddesinin 3. fıkrası, cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen kişinin beş yıldan on yıla kadar hapisle cezalandırılacağını düzenler. Burada asıl önemli olan nokta şudur: Havacılıkta yasa dışı müdahale sadece silahlı kaçırma eylemi demek değildir, Ek 17 kapsamında devletlerin sivil havacılığa yönelik tüm yasa dışı müdahale eylemlerini önleme ve bastırma yükümlülüğü altında olduğunu açıkça vurguluyor.
Ne olcak bu altı üstü bir şaka diye düşünmeyin. Zira havacılık kurallarının tamamı yolcu güvenliği için konulmuştur. ‘Uçuşlarda sigara içilmez’ deniliyor. Özellikle tuvaletlerde. Neden? Çünkü tuvaletler bugün artık kuru, yani sifon sulu değil, fosseptiği hava ile aşağı doğru çekiyor. Bu da yangına sebep olabilir. Yeni bir kuralımız daha var; ‘Uçak durmadan ayağa kalkılmaz’ Çünkü uçak durmadan ayağa kalkarsanız, tepeüstü dolabından eşyanızı alırken, oturan yolcunun kafasına bir şey düşürebilir ya da ani bir frenle dengenizi kaybedip, düşebilirsiniz. Tüm bunlar yaşanmışlık sonucu kural haline dönüştürülmüştür. Dolayısıyla sivil havacılığı tehlikeye atacak hiçbir hareket tasvip edilemeyeceği gibi hukuki sonuçları da ağır olabilir.”
Havacılıkta kurallar hep yaşanan deneyimler ile oluşur o nedenle uçuş öncesi ve uçuş sürecince kabin ekiplerinin ve kaptanın vermiş olduğu direktiflerin tamamına uyulması bir zorunluluktur.
