Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye’nin İlk Kadın İstasyon Müdürü: Nadya Özcan

Bu hafta Aviationext’in Kadın Havacılar serisinde 42 yıldır havacılık sektöründe görev yapan Air Astana’nın Türkiye Ülke Müdürü Nadya Özcan var. Özcan, 1984 yılında İskandinav Hava Yolları’nda (SAS) çalışarak havacılık sektörüne giriş yapmış. Onun en önemli başarılarından biri ise 1994 yılında Atatürk Havalimanı dönemlerinde Türkiye’nin ilk yıllık kadın istasyon müdürü olması. Nadya Özcan, zorlu bir sektörde hem başarılı bir kariyer inşa eden hem de gelecek kadın liderlere ilham veren bir havacılık öncüsü.

Bu hafta Aviationext'in Kadın Havacılar serisinde 42 yıldır havacılık sektöründe

Hikâyenizle başlayalım. Nerede büyüdünüz ve büyüme ortamınız, bugün sizi nasıl şekillendirdi?

01 Ağustos 1964’te İstanbul’da doğdum. Çocukluğumdan bu yana, denizi ve sakin atmosferiyle her zaman bana huzur veren Yeşilköy’de yaşıyorum. İstanbul’un sayfiye semtlerinden biri olan bu güzel yerde, yazlarımızı denizle iç içe, keyifli anılar biriktirerek geçirdik.

Eğitim hayatıma Sainte Pulchérie Ortaokulu’nda başladım, ardından Saint Benoît Lisesi’nde devam ettim ve Boğaziçi Üniversitesi’nde Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık bölümünden mezun oldum. Bu üç kurum bana yalnızca güçlü bir akademik temel kazandırmakla kalmadı, aynı zamanda çok kültürlü bir bakış açısı edinmemi sağladı.

Ailemde farklı milletlerden insanlar bulunduğu için, küçük yaşlardan itibaren çeşitli kültürler ve dillerle iç içe büyüme fırsatı buldum.

Evliyim ve bir kız çocuğu annesiyim. Ayrıca evimizde neşemizi artıran dört ayaklı çocuklarımız var. Onlarsız bir yaşam düşünemem.

Seyahat etmeyi çok seven bir aileyiz; dünyanın birçok yerini gezdik. En çok keyif aldığım şey ise yeni yerler keşfetmek, farklı kültürleri tanımak, değişik tatlar denemek ve yeni insanlarla tanışmak

Havacılık sektörüyle ne zaman tanıştınız?

Havacılık sektörüne 1984 yılında  tamamen tesadüflerle adım attım. Üniversitedeyken Interrail seyahatim için harçlığımı çıkarmaya çalışıyordum. Bir arkadaşım, “İskandinav Hava Yolları muhasebe bölümünde yardımcı arıyor, ilgilenir misin?” diye sordu  ve böylece hikayem başladı. O ilk adımdan bu yana, sektörün farklı birimlerinde çalışarak çok yönlü bir deneyim kazandım.

Sektörde hangi şirketlerde çalıştınız?

SAS İskandinav Hava Yolları’nda işe başladıktan sonra şirketin farklı birimlerinde görev aldım ve 1994 yılında Türkiye’deki ilk kadın istasyon müdürü olarak atandım. Havacılığın en keyifli dönemleriydi; Atatürk Havalimanı’nda tüm havayolları adeta bir aile gibiydik. Hepimiz birbirimizi tanır, büyük bir ekip ruhuyla çalışır, her zaman birbirimize destek olurduk.

SAS’ın Türkiye uçuşlarını durdurmasının ardından aynı görevde Cathay Pacific, El Al İsrail Havayolları ve Air Astana’da çalışmaya devam ettim.

2019 yılında, havalimanında edindiğim uzun yıllara dayanan tecrübenin ardından Air Astana’da Türkiye Ülke Müdürü olarak atandım. Bu görev benim için farklı bir deneyim oldu; yeni şeyler öğrendim, değerli tecrübeler kazandım ve halen bu görevimi sürdürmekteyim.

Bugün geriye dönüp baktığımda, tam 41 yılın geçtiğini görmek hem heyecan verici hem de gurur verici. Gerçekten inanılmaz bir yolculuk…

Havacılık sektöründeki en ilginç anınız hangisi?

Uzun yıllardır bu sektördeyim ve bu yolculuk boyunca hem güzel hem de zorlu anılar biriktirdim. Acı anımı tahmin etmek zor olmasa gerek: 28 Haziran 2016… Ancak bugün, geçmişin güzel anılarını hatırlamak ve onlardan bahsetmek çok daha keyifli. İstasyon müdürü olarak görev yaptığım ilk yıllarda, sektörde kadın yönetici sayısı oldukça azdı. Bu nedenle uzun bir süre bana “Müdür Bey” diye hitap edilirdi. Çalışma arkadaşım her defasında kibarca “Müdüre Hanım olacak” diye düzeltirdi ama bu alışkanlık kolay kolay değişmedi. Yine de o yıllar, bana unutulmaz deneyimler, kıymetli dostluklar ve bugün hala gülümseyerek hatırladığım güzel anılar kazandırdı.

Covid-19 döneminde sektördeki süreci nasıl geçirdiniz?

Ülke Müdürü olduktan kısa bir süre sonra COVID-19 krizi başladı. İlginçtir ki o dönemde henüz ne Türkiye’de ne de Kazakistan’da virüs vakası görülmemişti. Mart ayında krizi yönetmek ve gerekli önlemleri planlamak üzere Almatı’ya gittim. Ancak vardığımın ertesi günü Kazakistan’da, bir gün sonra ise Türkiye’de ilk vakalar açıklandı. Muhtemelen son uçuşla ülkeye dönebildim. Kısa süre içinde iki ülke de sınırlarını kapattı ve tüm sektör gibi biz de belirsizliklerle dolu bir döneme girdik. Ancak o dönemde en erken uçuşlarına yeniden başlayan havayollarından biri biz olduk. Hem Antalya’ya hem de İstanbul’a uçuşlar gerçekleştirdik. Her uçuş sonrası, virüs taşıyan yolcuların tespiti, onların temaslılarının belirlenmesi ve uçakta yakınlarında bulunan diğer yolcularla iletişime geçilmesi gibi oldukça ilginç ve zorlu bir süreç yaşadık. Kısıtlamaların bir miktar gevşediği dönemde ise, daha çok turizm bölgelerine yönelik uçuşlara odaklandık. Tur şirketleriyle yakın iş birliği içinde, onların talepleri doğrultusunda daha önce hiç uçmadığımız Maldivler, Mısır ve Sri Lanka gibi destinasyonlara seferler düzenlemeye başladık.

Pandemi süreci pek çok havayolu için ani ve yıkıcı bir etki yarattı, toparlanma ise zaman aldı. Ancak Air Astana için bu süreç, güçlü bir kriz yönetimi ve esnek operasyonel planlama sayesinde hızlı bir toparlanma dönemine dönüştü.

Havacılığın geleceğinde görmek istediğin şeyler nedir?

Hem ülkemizde hem dünyada daha çevreci ve sürdürülebilir uçuşların yaygınlaşması, yolcu konforu ve güvenliğinin artması, teknolojinin verimli kullanılması. Kadınların ve gençlerin sektördeki rolünün güçlenmesi ve daha fazla fırsat eşitliği sağlanması da benim için önemli. Ayrıca karbon salımının azaltılması, havalimanlarının yeşil ve akıllı yapıya kavuşması ve krizlere dayanıklı bir havacılık sistemi görmek isterim.

Sizin için ilham kaynağı olan lider kadın kimdir?

Benim ilham kaynaklarım, kendi alanlarında öncü ve cesur kadınlardır. Betül Mardin, Türkiye’de halkla ilişkiler mesleğinin öncüsü olarak engelleri aşmış ve liderliğiyle ilham vermiştir. Türkan Saylan, eğitim ve sağlık alanında toplumsal hizmete adanmış, cesur ve fedakar bir lider olarak örnek olmuştur. Afife Jale ise Türkiye’nin ilk sahneye çıkan kadın tiyatro oyuncusu olarak cesareti ve tutkusu ile toplumun kadınlara biçtiği sınırları kırmış ve sanatıyla fark yaratmıştır. Dikmen Gürün ise tiyatro eleştirmeni, akademisyen ve yazar olarak 1993-2013 arasında Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nin yönetmenliğini yapmış, aynı zamanda İskandinav Hava Yolları’nda muhasebe müdürü olarak görev almış; sanata katkısı, liderliği ve iş hayatındaki başarısıyla benim için ilham verici bir figür olmuştur. Bu kadınlar, vizyon, cesaret ve topluma değer katma yönleriyle beni her zaman motive eder.

Bunların yanı sıra, ilham kaynaklarım arasında annemi de mutlaka anmalıyım. Hala 79 yaşında olmasına rağmen iş hayatına aktif şekilde devam eden annem, azmi, çalışkanlığı ve kararlılığıyla benim için gerçek bir örnek ve motivasyon kaynağıdır.

Sizi en iyi temsil eden lider kadın anınız nedir?

Benim ilham kaynaklarım arasında Dikmen Gürün’ü de özel olarak anmalıyım. Onu öğrenciyken, 20 yaşımdayken tanıdım ve part-time çalışmaya başladım. Sevgili Dikmen Hanım, o dönemde beni İskandinav Havayolları’nda işe almıştı. Ofise adımımı attığımda sadece muhasebe işlerini öğrenmekle kalmadım; ofisten kimler gelip geçti, tiyatro dünyasının yıldızlarıyla tanışma şansını yakaladım. Ali Poyrazoğlu, Genco Erkal, Zeliha Berksoy gibi değerli sanatçılar, Dikmen Hanım’ın tiyatro sevgisi sayesinde ofise uğrar; biraz dedikodu, bolca kahkaha ve keyifli sohbetler eksik olmazdı. Ve ben, o ofiste onların arasında gülümseyerek çalışıyor, hem iş öğreniyor hem de hayat dersleri alıyordum.