Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türk Havacılığının 93 Yıllık Hafızası: Etimesgut

15 Haziran 2026 tarihinde yenilenerek hizmet vermeye devam eden Ankara

15 Haziran 2026 tarihinde yenilenerek hizmet vermeye devam eden Ankara Havalimanı, aslında Türk havacılık tarihinin en eski tanıklarından biri. İlk yıllarında Etimesut Hava Meydanı, uzun yıllar boyunca Etimesgut Havalimanı adıyla bilinen meydan, yalnızca Ankara’nın değil, Cumhuriyet dönemi havacılığının da önemli yapı taşlarından biri.

Bugün Ankara denildiğinde akla ilk olarak Esenboğa Havalimanı geliyor. Ancak başkentin gökyüzüyle ilk tanıştığı yer Esenboğa değil. Etimesgut’ta kurulan hava meydanı, Esenboğa’dan 22 yıl önce hizmet vermeye başladı. Meydandan ilk seyrüsefer uçuşu 1933 yılının Mayıs ayında İstanbul’a gerçekleştirildi ve böylece Ankara’nın düzenli hava ulaşım dönemi başlamış oldu.

Sivil Havacılık Vizyonu

Cumhuriyet’in ilk yıllarında havacılık yalnızca askeri bir ihtiyaç olarak görülmedi. Mustafa Kemal Atatürk, havacılığı teknolojik kalkınmanın, bağımsızlığın ve modernleşmenin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyordu.

1925 yılında kurulan Türk Tayyare Cemiyeti’nin faaliyetleri, havacılık okullarının açılması ve yeni hava meydanlarının inşası bu vizyonun sahadaki karşılıklarıydı. Cemiyetin adı 1935 yılında Türk Hava Kurumu olarak değiştirildi. Etimesgut Havalimanı da bu dönemde ortaya çıktı. Kurulduğu yıllarda yalnızca iniş ve kalkış yapılan bir pistten ibaret değildi; eğitim faaliyetleri, bakım ve teknik hizmetler ile ilerleyen yıllarda gelişecek yerli havacılık sanayisi için önemli bir merkez olarak planlandı.

1930’lu yıllarda birçok ülke sivil havacılık altyapısını yeni yeni oluşturmaya çalışırken, Ankara’da kurulan bu hava meydanı genç Cumhuriyet’in gökyüzüne yönelik hedeflerinin önemli bir parçası haline geldi.

THK Uçak Fabrikası

Etimesgut’un tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri, Atatürk’ün emriyle 1937’de temelleri atılan Türk Hava Kurumu Etimesgut Uçak Fabrikası’dır.

Vecihi Hürkuş’un hangarların ve tesislerin inşasında başöğretmen olarak görev aldığı Etimesgut Uçak Fabrikası, Türkiye’nin havacılık sanayisini oluşturma çabasının merkezlerinden biri haline geldi. 1941 yılında faaliyete başlayan fabrikada eğitim, planör ve hafif uçak kategorilerinde çeşitli projeler geliştirildi.

THK-1, THK-3, THK-4, THK-7, THK-9 ve THK-13 planörleri ile THK-2 eğitim uçağı, THK-5 ambulans ve nakliye uçağı ile THK-10 hafif nakliye uçağı burada üretildi.

Bu projeler arasında THK-5 özel bir yere sahipti. İlk uçuşunu 1945 yılında gerçekleştiren uçak, Türkiye’nin ilk yerli ambulans uçağı olarak tarihe geçti. Aynı zamanda yerli olarak tasarlanıp üretilen ilk çift motorlu hafif nakliye ve yolcu uçaklarından biri oldu. 1950 yılında bir adet THK-5 uçağı Danimarka’ya ihraç edildi. Bu durum Türk havacılık sanayisinin daha kuruluş aşamasında uluslararası pazarlara açılma potansiyeline sahip olduğunu gösteriyordu.

Etimesgut’ta geliştirilen en sıra dışı projelerden biri ise THK-13’tü. 1948 yılında uçurulan bu deneysel planör, kuyruksuz uçan kanat konsepti üzerine geliştirildi. Dönemin koşulları düşünüldüğünde Türk havacılarının böylesine yenilikçi bir tasarım üzerinde çalışması dikkat çekiciydi.

1950 yılında hükümetin fabrikanın faaliyetlerine yeterli desteği vermemesi, ithal uçaklara olan bağımlılığın artması ve ekonomik nedenler sonucunda fabrika kapatıldı. Bu konu günümüzde hala tartışma konusu olsa da Etimesgut’ta edinilen bilgi ve tecrübe birikimi, Türk havacılık sanayisinin gelişim sürecinde önemli bir yer edinerek tarihe geçti.

Türkkuşu

Etimesgut’un tarihindeki bir diğer önemli unsur Türkkuşu Uçuş Okulu’dur.

3 Mayıs 1935 yılında Atatürk tarafından kurulan Türkkuşu, Türkiye’de sivil havacılık kültürünün gelişmesinde önemli rol oynadı. Kuruluş ve gelişim sürecinde Fuat Bulca, Abdurrahman Türkkuşu, Vecihi Hürkuş ve Emrullah Ali Yıldız gibi Türk havacılığının öncü isimleri de görev aldı. Planör eğitimleri, paraşüt kursları, motorlu uçuş eğitimleri ve çeşitli havacılık organizasyonları uzun yıllar boyunca Etimesgut merkezli olarak yürütüldü.

Türkkuşu’nun yetiştirdiği isimler arasında, dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen de bulunuyor. 22 yaşındayken Türkkuşu’nun açılışındaki planör gösterilerinden etkilenerek havacılığa ilgi duyan Gökçen, ilk uçuş eğitimini Etimesgut’ta aldı. Türkkuşu Uçuş Okulunun ilk öğrencilerinden olan Gökçen, burada edindiği temel bilgi ve deneyimlerin ardından havacılık alanında önemli başarılara imza attı. Havacılık kariyeri boyunca yaklaşık 8 bin saat uçuş gerçekleştirdi ve Türk Hava Kurumunda üstlendiği yöneticilik görevleriyle Türk havacılığının gelişimine katkı sağladı. Bu yönüyle Türkkuşu ve Etimesgut, yalnızca pilot yetiştiren bir eğitim merkezi değil, aynı zamanda Türk havacılığının öncü isimlerinin yetişmesine zemin hazırlayan önemli bir kurum oldu.

Türkkuşu’nun Etimesgut’ta başlattığı havacılık geleneği, sonraki yıllarda da devam etti. Zamanla askeri uçuş eğitimlerini Türk Hava Kuvvetlerine devretti ve sivil havacılık eğitimlerine odaklandı. Günümüzde Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi adıyla faaliyetlerini sürdüren kurum, Etimesgut’ta verdiği eğitimlerle kuruluşundan bu yana 10 binden fazla pilot mezun etti.

Bugün dünyada havacılığın farklı alanlarında görev yapan birçok Türk, kariyer yolculuğunda Türkkuşu ve Etimesgut’un izlerini taşıyor.

Bir Havalimanından Daha Fazlası: Havacılık Yerleşkesi

Etimesgut’ta oluşan kurumsal yapı, eğitimden bakıma, üretimden operasyonel faaliyetlere kadar havacılığın birçok unsurunu aynı bölgede bir araya getirdi. Bu yönüyle tesis, yalnızca bir ulaşım noktası değil; bilgi üretiminin ve havacılık kültürünün geliştiği bir merkez niteliği kazandı.

Türkkuşu tesisleri, sivil havacılık eğitim merkezleri, Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin Türkkuşu Kampüsü, 11. Hava Ulaştırma Ana Üssü ve Ankara Türk Hava Kuvvetleri Müzesi yıllar içerisinde bu yapının parçaları oldu.

Yolcu Trafiğinin Esenboğa’ya Geçişi

1950 yıllarında havacılık sektöründe yaşanan dönüşüm, daha büyük terminalleri ve daha yüksek yolcu kapasitesini gerekli hale getirdi. 1955’te Esenboğa Havalimanı’nın hizmete alınmasıyla Ankara’nın tarifeli yolcu trafiği yeni meydana taşındı.

Etimesgut; eğitim faaliyetleri, devlet uçuşları, genel havacılık operasyonları ve özel görevler için kullanılmaya devam etti. Kamuoyunun gündeminde daha az yer alsa da Ankara’nın havacılık altyapısının önemli parçalarından biri olmayı sürdürdü.

Bir dönem tarifeli uçuşların merkezi olan tesis, sonraki yıllarda farklı görevler üstlenerek varlığını korudu ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan havacılık hayallerinin büyüdüğü yer olmaya devam etti.

2026 Modernizasyonu

Yaklaşık doksan yılı aşkın süre boyunca farklı görevler üstlenen Etimesgut, 2026 yılında tamamlanan kapsamlı modernizasyon çalışmalarıyla yeni bir döneme girdi.

Çalışmalar kapsamında meydanın 2.450 metre uzunluğundaki pisti 3.000 metreye uzatıldı, genişliği ise 42 metreden 60 metreye çıkarıldı. Ayrıca yeni apron alanları, taksi yolları ve terminal tesisleri inşa edilerek meydanın daha büyük gövdeli uçak operasyonlarını destekleyebilecek bir altyapıya kavuşması sağlandı.

Yeni terminal ve operasyon alanlarıyla havalimanı; diplomatik uçuşlar, devlet operasyonları, genel havacılık faaliyetleri ve özel uçuşlara hizmet verecek şekilde yeniden düzenlendi. Bunun yanında Ankara’nın hava ulaşım altyapısında alternatif ve destekleyici bir rol üstlenmesi hedeflendi.

1933 yılında İstanbul’a yapılan ilk seyrüsefer uçuşuyla başlayan yolculuk, 2026 yılında ANK koduyla yeniden uluslararası operasyonlara açılan bir havalimanına dönüştü.

Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki havacılık hedeflerine, yerli uçak üretimine, Türkkuşu faaliyetlerine ve Ankara’nın büyümesine tanıklık eden bu liman, şimdi yeni bir döneme giriyor. Böylece Ankara’nın gökyüzüyle kurduğu doksan yılı aşkın bağ, farklı bir isim ve yeni görevlerle varlığını sürdürmeye devam ediyor.

Eğitime, üretime, uçuşa ve değişime tanıklık eden; bugün yeni adıyla Ankara Havalimanı olarak hizmet veren bu meydan, ülkemizin havacılık vizyonunun, hatıralarının ve ortak hafızasının ayrılmaz bir parçasıdır.