Hava Taksiler için Sahadan Veri Toplanıyor
Sekiz şirketin 26 eyalette yer aldığı eVTOL Entegrasyon Pilot Programı, elektrikli dikey kalkış-iniş araçlarının kentsel ulaşım, kargo ve tıbbi taşımacılıkta test edilmesini kapsıyor. Üç yıl sürecek program boyunca toplanan veriler, bu araçların ulusal hava sahasına nasıl entegre edileceğine dair kuralların temelini oluşturacak. Programın öne çıkan isimlerinden Archer Aviation’ın CEO’su Adam Goldstein bu kademeli şehir-şehir yayılımını Waymo’nun otonom araçları piyasaya sürme biçimine benzetiyor. Ne var ki ne Joby ne de Archer henüz FAA’nın tam tip sertifikasyonuna sahip; Joby beş aşamlı sürecin dördüncüsünü tamamlamış durumda ve pilot program bir güvenlik denetimi muafiyeti değil, yalnızca hızlandırılmış bir veri toplama yolu olarak işliyor.
1973’ten Kalan Yasak Çözülüyor
Asıl çarpıcı gelişme ise 1973’ten beri yürürlükte olan süpersonik yolcu uçuşu yasağında yaşanıyor. FAA, sonik patlamalar gerekçesiyle konulan ve neredeyse aşılması imkansız bu yasağı, gürültü temelli yeni bir sertifikasyon standardıyla değiştirmeyi planlıyor. Öngörülen sistemde katı bir hız sınırı yerine, yer seviyesindeki sonik patlama basıncını 0,11 pound/fit kare ile sınırlayan bir eşik getiriliyor. Bu eşiğin belirlenmesinde NASA’nın sessiz süpersonik demonstratörü X-59 programının verileri kilit rol oynadı; ayrıca Boom Supersonic’in XB-1 test uçağıyla geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği ve yerde ölçülebilir bir gürültü yaratmadan ses hızını aştığı uçuş da düzenlemeye kaynaklık etti. Bu, sesin yüksek irtifada oluşup yoğun alt atmosferiden sekerek tekrar yukarı yönlenmesine dayanan “Mach cutoff” adlı fizik etkisiyle mümkün oluyor.
FAA, biri uçuş halindeki sonik patlamaları, diğeri kalkış-iniş gürültüsünü kapsayan iki ayrı düzenlemeyi 2027 ortasına kadar tamamlamayı hedefliyor. Mach 1,7 hızında seyretmek üzere tasarlanan Boom Overture gibi projeler için bu, kritik bir eşik anlamına geliyor.
Concorde’dan Bu Yana İlk Kez
Concorde’un 2003’teki emekliliğinden bu yana boş kalan düzenli süpersonik yolcu uçuş koltuğu eğer bu düzenlemeler öngörüldüğü gibi 2027 ortasında tamamlanırsa on yılın sonuna doğru yeniden dolabilir. Elbette gürültü standartlarının netleşmesi tek başına yeterli değil; uçak sertifikasyonu ve havayollarının operasyonel entegrasonu da bu takvimi doğrudan etkileyecek. Yine de FAA’nın attığı adım yarım asırdır kapalı kalan bir kapının kapanması anlamına geliyor.
