Hristiyanlığın üç ana mezhebi olan Katolik, Ortodoks ve Protestanlar, inanç esasları ve ibadet anlayışlarının yanı sıra bazı dinî günleri de farklı tarihlerde kutlar. Bu farklılığın en belirgin örneklerinden biri Noel Bayramıdır.
Katolik ve Protestanlar Hz. İsa’nın doğumunu 25 Aralık’ta kutlarken; Rusya, Romanya, Ukrayna, Bulgaristan, Gürcistan, Belarus, Mısır, Moldova, Ermenistan, Hindistan ve Kazakistan gibi ülkelerde çoğunluğu oluşturan Ortodoks Hristiyanlar, Noel’i 6 Ocak’ı 7 Ocak’a bağlayan gece idrak eder.
Bir gece düşünün… Roma’da çanlar susmuş, Paris’te ağaçlar toplanmış, “noel bitti” denmiş. Ama aynı anda Moskova’da, Tiflis’te, Belgrad’da mumlar yeni yakılıyor. Çünkü orada Noel şimdi başlıyor.
İnsan ister istemez soruyor: “Aynı İsa, aynı doğum, aynı İncil… Peki neden iki farklı Noel gecesi var?”
TAKVİM FARKI BELİRLEYİCİ OLUYOR
Noel tarihleri arasındaki bu farkın temel nedeni, mezheplerin kullandığı takvim sistemleridir. Katolik Kilisesi 1582 yılından bu yana Gregoryen (Miladi) Takvimini kullanmaktadır. Buna karşılık Ortodoks Kiliselerinin büyük bir bölümü, MÖ 46 yılında Roma İmparatoru Jül Sezar tarafından düzenlenen Jülyen Takvimini esas almaktadır. Gregoryen Takvimi günümüzde dünya genelinde en yaygın kullanılan takvim olmasına rağmen, Ortodoks dünyasında Jülyen Takvimi’ni kullanma geleneği büyük ölçüde devam etmektedir. Bu durum Noel’in Miladi takvime göre 13 gün gecikmeli kutlanmasına neden olmaktadır.
Aradaki fark yalnızca 13 gündür. Ama o 13 gün, Hz. İsa’nın doğumunu iki ayrı gecede yaşatır.
Bu yüzden 25 Aralık’ta Roma’da Noel kutlanırken, Moskova’da hâlâ sıradan bir gündür. Ve 6 Ocak’ı 7 Ocak’a bağlayan gece, Roma çoktan yeni yıla alışmışken Ortodoks kiliselerinde çanlar yeni çalmaya başlar.
Bu sorunun cevabı çoğu kişinin sandığı gibi bir mezhep ayrılığı ya da inanç tartışması değildir. Cevap, yüzyıllar önce bir masa başında çizilmiş farklı bir takvimdir.
RUM ORTODOKSLARINDA FARKLI UYGULAMA
Öte yandan Rum Ortodoks Kilisesi’ne bağlı Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Bulgaristan’daki Ortodokslar, 1923 yılında Miladi Takvimi benimsemiştir. Bu nedenle söz konusu ülkelerde Noel, Katolikler gibi 25 Aralık’ta kutlanmaktadır. Kudüs’teki Ortodoks cemaatlerinde de Noel aynı tarihte idrak edilir.
Aynı mezhep, farklı tarih. Sebep yine inanç değil, takvim tercihidir.
EPİFANİ BAYRAMI KUTLANIYOR
Ortodokslar için bu gece (6–7 Ocak) Noel olarak kabul edilirken, Katolik ve Protestanlar ise Epifani Bayramı’nı kutlamaktadır.
Epifani; Hz. İsa’nın Mesih olduğunun yıldızla müjdelenmesini, üç bilgenin (üç kralın) İsa’yı ziyaretini ve Hz. İsa’nın vaftiz edilmesini simgeleyen önemli bir dinî gündür.
Ortodoks Kiliselerinde Epifani Bayramı ise 19 Ocak’ta kutlanır. Bunun nedeni yine inanç değil, takvimler arasındaki 13 günlük farktır.
HAÇ DENİZE ATILIYOR
Epifani kapsamında bazı Ortodoks ülkelerde dikkat çekici gelenekler yaşatılmaktadır. Hz. İsa’nın vaftizini temsilen bir din adamı tarafından haç denize, nehre veya göle atılır. Gençler haçı çıkarmak için buz gibi sulara girer. İnanca göre haçı sudan çıkaran kişinin bir yıl boyunca hastalıklardan korunacağına inanılır.
KUTLAMA VE DÜŞÜNCE
Farklı takvimler ve gelenekler, Hristiyan dünyasındaki zenginliği ve çeşitliliği bir kez daha gözler önüne sererken; bu kutsal gecede Ortodokslar Noel’i, Katolik ve Protestanlar Epifani Bayramı’nı kutlamaktadır.
Noel bazen bir doğum değildir; zamanın nasıl ölçüldüğüyle ilgili bir meseledir.
Ve belki de asıl soru şudur: Hz. İsa aynı gecede mi doğdu, yoksa insanlar zamanı mı farklı saydı?
Bu gece bazıları için Noel, bazıları için bir yıldızın yeniden hatırlanışı, bazıları içinse yalnızca takvimin küçük bir sırrıdır.
Hiç şüphesiz ki bu kutsal gecenin, dünyamız için barışın, hoşgörünün, kardeşliğin ve huzurun daha çok hissedildiği; duaların kabul olduğu bir zaman dilimi olmasını diliyorum.




YORUMLAR