Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Helikopterlerle İlk Atlantik Geçişi Tamamlandı

4 Ağustos 1952’de iki Sikorsky H-19A helikopteri, ABD’den başlayan 21 günlük yolculuğun ardından Almanya’ya ulaştı. Havacılık tarihine geçen görev, helikopterlerin yalnızca kısa mesafelerde değil, kıtalar arasında da kendi imkânlarıyla hareket edebileceğini gösterdi.

4 Ağustos 1952’de iki Sikorsky H-19A helikopteri, ABD’den başlayan 21

“Hop-A-Long” ve “Whirl-O-Way” adı verilen iki ABD Hava Kuvvetleri helikopteri, 15 Temmuz 1952’de Massachusetts’teki Westover Hava Üssü’nden havalandı.

Helikopterler doğrudan Atlantik Okyanusu’nun üzerinden uçmadı. Dönemin teknik imkanları ve H-19A’nın sınırlı menzili nedeniyle Kuzey Atlantik boyunca aşamalı bir rota izlendi.

Yolculukta ABD’nin Maine eyaleti, Kanada’nın Labrador bölgesi, Grönland, İzlanda ve İskoçya üzerinden Avrupa’ya ulaşıldı. Helikopterler daha sonra Hollanda’ya geçerek 4 Ağustos’ta Almanya’daki Wiesbaden Hava Üssü’ne indi. Toplam yolculuk yaklaşık 6 bin 790 kilometreyi buldu.

Atlantik Geçişi 31 Temmuz’da Gerçekleşti

Görevin Atlantik geçişi olarak kabul edilen bölümü, helikopterlerin 31 Temmuz 1952’de İskoçya’nın Prestwick kentine ulaşmasıyla tamamlandı.

Yolculuğun en zorlu etabı, İzlanda’daki Keflavik ile İskoçya’daki Prestwick arasında gerçekleştirilen yaklaşık 1.370 kilometrelik deniz uçuşuydu. İki helikopter bu bölümü yakıt ikmali yapmadan geçti.

Prestwick’e ulaşmalarının ardından Avrupa’daki yolculuklarına devam eden ekipler, Hollanda’da düzenlenen bir havacılık etkinliğine katıldı ve son olarak 4 Ağustos’ta Wiesbaden’e ulaştı.

Helikopterlere İlave Yakıt Tankları Yerleştirildi

Sikorsky S-55’in ABD Hava Kuvvetleri için geliştirilen modeli olan H-19A, normal şartlarda kıtalar arası uçuş için tasarlanmamıştı.

Tek motorlu helikopterlerin standart menzili yaklaşık 530 kilometreyle sınırlıydı. Bu nedenle uzun deniz etaplarını tamamlayabilmeleri için kabinlerine ilave yakıt tankları yerleştirildi.

Yaklaşık 700 beygir gücündeki motorla çalışan H-19A’lar, saatte yaklaşık 180 kilometre azami hıza ulaşabiliyordu. Yolculuk sırasında olumsuz hava koşulları, buzlanma ihtimali, yön bulma güçlüğü ve mekanik arıza riski ekiplerin karşılaştığı başlıca tehlikeler arasındaydı.

Helikopter Havacılığı İçin Bir Dönüm Noktası Oldu

1950’lerin başında helikopterler ağırlıklı olarak kısa mesafeli taşıma, arama-kurtarma ve yaralı tahliyesi görevlerinde kullanılıyordu. Sabit kanatlı uçaklarla karşılaştırıldığında daha yavaş olan bu araçların menzili de oldukça sınırlıydı.

İki H-19A’nın Amerika’dan Avrupa’ya kendi motor gücüyle ulaşması, helikopterlerin uzak bölgelere gemi veya kargo uçağıyla taşınmadan konuşlandırılabileceğini gösterdi.

Görev aynı zamanda helikopterlerin uzun süreli uçuşlardaki dayanıklılığını, güvenilirliğini ve zorlu hava koşullarında operasyon yapabilme kapasitesini kanıtladı. Bu nedenle yolculuk, yalnızca bir mesafe rekoru değil, askeri helikopter operasyonlarının geleceğini etkileyen önemli bir deneme olarak kabul edildi.

H-19 Çok Amaçlı Görevlerde Kullanıldı

Sikorsky tarafından S-55 adıyla geliştirilen H-19, motorunun kokpitin ön kısmına yerleştirildiği sıra dışı tasarımıyla dikkat çekiyordu. Bu yerleşim sayesinde gövdenin orta bölümünde asker, yaralı veya kargo taşınabilecek geniş bir kabin oluşturulmuştu.

H-19 ailesi daha sonraki yıllarda ABD’nin farklı askeri kuvvetleri tarafından personel taşıma, arama-kurtarma, ikmal ve tıbbi tahliye görevlerinde kullanıldı. Model özellikle Kore Savaşı sırasında helikopterlerin modern askerî operasyonlardaki öneminin anlaşılmasına katkı sağladı.


1952’de gerçekleştirilen Atlantik yolculuğu ise H-19’un ve genel olarak helikopter teknolojisinin ulaştığı seviyeyi dünyaya gösteren en önemli görevlerden biri olarak havacılık tarihine geçti.