Dünyanın çevresini uçakla dolaşan ilk kadın olmayı amaçlayan ve yaklaşık 47.000 kilometre yolu tamamlamak üzere 1 Haziran 1937 tarihinde Miami’den yola çıkan Amelia Earhart, dünya havacılığında önemli isimlerden biri olarak tarihe geçmiştir. Havacılık kariyerinde büyük bir ilke imza atarken, havacılık tarihinin en gizemli olaylarından birinin kahramanı olmuştur. Dünya turunu tamamlamak üzereyken Pasifik Okyanusu üzerinde kaybolan uçakla sırra kadem basmıştır. 66 uçak ve 9 gemi ile Amerika Birleşik Devletleri tarihindeki en büyük arama-kurtarma operasyonu yapılmasına rağmen bulunamaması ve kaybolan uçağının gizeminin nerdeyse 100 yıldır sürmesi, onu günümüze dek merak edilen ve tartışılan bir figür hâline getirmiştir.
Amelia Earhart’ün havacılık kariyeri bir kadın olarak ilklerle ve başarılarla dolu. I. Dünya Savaşı sırasında üniversite öğrencisiyken, gönüllü olarak Kanada’daki bir askeri hastanede çalışmaya başlamak için üniversiteyi bırakır. Havacılıkla tanıştığı bu dönemde uçmaya merak salan Earhart, savaştan sonra üniversiteye geri dönmüş ve 1920 yılında ilk uçak yolculuğunu yapmıştır. O dönem uçuş dersleri almaya başlamış ve 1922 yılında 4.400 metrelik uçuşla kadınlar irtifa rekorunu kırmış, 1923’te Fédération Aéronautique Internationale (FAI) tarafından uluslararası pilot lisansı alarak, bu lisansa sahip olan 16. kadın olarak kayıtlara geçmiştir.
Amelia Earhart, 1928 yılında ‘Friendship’ adlı uçakla kıtalararası bir uçuşta kamuoyunun dikkatini çekmek üzere yardımcı pilot ve yolcu olarak davet edilmiş. Bu uçuş sonrası Atlantik Okyanusu’nu yolcu olarak geçen ilk kadın olarak ün kazanmış. Bu uçuş ile ilgili yazdığı kitabı yayınlatmak için daha sonra evleneceği halkla ilişkiler uzmanı George Putnam ile iş birliği yapmış ve Putnam, Amelia’yı kısa sürede şöhrete taşımış. Yapılan halkla ilişkiler çalışmasından sonra, daha önce Atlantik Okyanusu’nu tek başına ve durmaksızın geçen pilot Charles Lindbergh’e atıfta bulunularak ‘Lady Lindy’ lakabını almış.
1929 yılında kadın havacılar için ilk kuruluş olan The Ninety-Nines adlı derneğin kurulmasına yardımcı olmuş ve 1931’de kuruluşun ilk başkanı olmuş. Amelia Earhart, iki yıl boyunca bu görevi sürdümüş, ayrıca ‘Cosmopolitan’ dergisinde Havacılık Editörlüğü yapmış.
1928’de yakaladığı şöhreti 1932 yılında Lockheed Vega 5B uçağıyla Atlantik Okyanusunu tek başına geçer ve dünya çapında havacılıkta öncü bir kahraman olur. Uçuşunu, mekanik sorunlara, kötü hava koşullarına, uçuş planında değişikliklere rağmen rekor bir sürede 14 saat 56 dakikada tamamlar. Bu uçuşla, Amerika’dan Seçkin Uçuş Madalyası, Fransız hükümetinden Lejyon Şeref Şövalyesi Madalyası ve Başkan Hoover’dan National Geographic Society Altın Madalyası’nı kazanır ve bu prestijli ödülü alan ilk kadın olur. 1934 yılında üst üste üçüncü kez Amerika’nın En İyi Kadın Hava Pilotu Harmon Kupası’nı alır.
Öte yandan Amelia Earhart, 1935 yılında Atlantik geçişinden yaklaşık 500 mil daha uzun olan tehlikeli bir rotada ilk solo uçuşunu gerçekleştirmiş. Hawaii’den Kaliforniya’ya 3.875 km uzunluğunda rotayı tamamlamış ve bu rotayı geçen ilk kişi olarak tarihe geçmiş. Aynı yıl Los Angeles’tan Mexico City’e ve Mexico City’den New York’a tek başına uçan kişi olmuştur. 1937 yılında dünyanın çevresini uçakla dolaştığı uçuşta Pasifik Okyanusu üzerinden kaybolan Earhart’tan bir daha haber alınamamıştır. Geride ise geçtiği ülkeler, büyük başarıları, Amerika havacılık tarihindeki ilkleri ve cesareti kalmıştır. Kısa yaşamında, uluslararası ünüyle havacılığın toplum tarafından kabul görmesini sağlayan Earhart, rekortmen bir kadın havacı olarak havacılık tarihine damga vurmuştur.
