Uçak Avrupa veya Kuzey Amerika kıyılarına yaklaşırken pilotlar okyanus geçişi için belirlenen rotayı, irtifayı ve giriş noktasını kontrol ediyor. Uçuş yönetim sistemine girilen koordinatlar iki pilot tarafından ayrı ayrı doğrulanıyor. Bu kontrol, yanlış bir koordinat nedeniyle uçağın planlanan rotadan uzaklaşmasını önlemeyi amaçlıyor.
Pilotlar Kontrolörlerle Nasıl Konuşuyor?
Karadaki uçuşlarda pilotlarla hava trafik kontrolörleri arasındaki iletişim çoğunlukla telsiz üzerinden sağlanıyor. Okyanus üzerinde ise radar ve klasik VHF telsiz kapsaması sınırlı olduğu için iletişim şekli değişiyor.
Birçok modern uçakta pilotlar, CPDLC adı verilen dijital mesajlaşma sistemi üzerinden kontrolörlerle iletişim kuruyor. İrtifa değişikliği, yeni rota veya hava koşullarından kaçınma talebi gibi mesajlar kokpitteki ekrana geliyor. Gerektiğinde uzun menzilli HF telsiz ve uydu iletişimi de kullanılıyor.
Yakıt ve Hava Durumu Sürekli Kontrol Ediliyor
Pilotlar uçuş boyunca tüketilen yakıtı, planlanan değerlerle düzenli olarak karşılaştırıyor. Beklenenden güçlü karşı rüzgar, rota değişikliği veya daha düşük irtifada uçma zorunluluğu yakıt tüketimini artırabiliyor.
Aynı zamanda türbülans, fırtına sistemleri ve jet akımları takip ediliyor. Uçağın önündeki radar yağışlı bölgeleri gösterebilse de okyanusun ilerleyen bölümlerindeki hava bilgileri şirket operasyon merkezi, diğer uçaklar ve güncel meteoroloji raporlarından alınıyor.
Pilotlar Sırayla Dinlenebiliyor
Uzun transatlantik uçuşlarda kokpitte iki pilottan daha fazla uçuş ekibi bulunabiliyor. İlave pilotlar sayesinde ekipler sırayla dinlenirken kokpitte her zaman görevli pilotlar kalıyor.
Dinlenme süresi boyunca uçuş sahipsiz bırakılmıyor. Aktif ekip; rotayı, sistemleri, yakıt durumunu ve hava trafik mesajlarını takip etmeye devam ediyor. Görev değişiminde uçuşun mevcut durumu ve beklenen gelişmeler diğer ekibe ayrıntılı şekilde aktarılıyor.
Acil Durumlar İçin Alternatifler Hazır Tutuluyor
Transatlantik uçuşlarda motor veya kabin basıncı problemi yaşanması halinde kullanılabilecek alternatif havalimanları önceden belirleniyor. İzlanda, Grönland, İrlanda, Kanada ve Azor Adaları gibi bölgelerdeki havalimanları rotaya göre olası seçenekler arasında yer alabiliyor.
Pilotlar en yakın uygun meydana olan mesafeyi ve uçağın buraya güvenli şekilde ulaşıp ulaşamayacağını uçuş boyunca değerlendiriyor.
Okyanus geçişinin büyük bölümünde otomatik pilot uçağı yönetse de sistemin ne yapacağına insanlar karar veriyor. Kokpitteki asıl görev; uçağın rotasını, yakıtını, hava koşullarını ve olası riskleri sürekli takip ederek saatler süren geçişin güvenli şekilde tamamlanmasını sağlamak.
