Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Havacılıkta Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Dengenin Kanat Sesleri

Toplumsal cinsiyet eşitliği, günümüzde neredeyse her alanda sıkça dile getirilen,

Toplumsal cinsiyet eşitliği, günümüzde neredeyse her alanda sıkça dile getirilen, kimi zaman da “moda bir terim” gibi kullanılan bir kavram haline geldi. Ancak bu kavramın içi gerçekten ne kadar dolu? Özellikle havacılık gibi uzun yıllar boyunca erkek egemen bir alan olarak görülen bir sektörde bu denge ne ölçüde sağlanabildi?

Üniversitelerimizin havacılığın her alanına nitelikli insan kaynağı yetiştiren bölümlerinde son yıllarda dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor. Kadın ve erkek öğrenci sayılarının giderek dengelendiği görülüyor. Artık kokpitlerde daha fazla kadın pilot görev alıyor; bir zamanlar yalnızca kadınlara özgü bir meslek olarak algılanan kabin hizmetlerinde ise erkek personel sayısında belirgin bir artış gözleniyor. Benzer şekilde, havayolu şirketlerinin teknik birimlerinde kadın mühendis ve teknisyenlerin varlığı da giderek artıyor.

Ancak konu yönetim kademelerine geldiğinde tablo hâlâ düşündürücü. Sektörde başarılarıyla gurur duyduğumuz Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk dışında, kaç kadın üst düzey yönetici sayabiliyoruz? Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) ya da Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) gibi kamu kurumlarında yönetim kadrolarında eşitlikten söz etmek mümkün mü?

SHGM bünyesinde toplumsal cinsiyet eşitliği için kurulmuş bir komisyon bulunmasına rağmen, bu komisyonun uzun süredir somut bir faaliyet göstermemesi de dikkat çekici bir durum. Öte yandan, birçok havayolunun yönetim kadrolarına ait toplu fotoğraflara baktığımızda karşımıza genellikle sadece erkeklerden oluşan bir tablo çıkıyor. Peki, kadınlar nerede?

Gerçek anlamda bir denge sağlamak için kadınların yalnızca istihdamda değil, yönetimde de söz sahibi olmaları gerekiyor. Bu adım atıldığında, toplumsal cinsiyet eşitliği yalnızca söylemde kalmayacak; havacılığın her alanında, karar mekanizmalarına kadar uzanacak bir gerçekliğe dönüşecektir.

Belki bu yazı biraz sitem dolu, ancak umudumu hiç kaybetmiyorum. Bir gün kadınlara hak ettikleri değer verilecek, denge sağlanacak — ve gökyüzü gerçekten herkesin olacak.