Şu an hala Türkiye’deki kadınların havacılığa olan ilgisi düşük. Ama Lale Selamoğlu Kaplan, havacılık sektöründe birçok üniversitede eğitim vererek kadın-erkek herkese havacılığı öğretmeye ve sevdirmeye devam ediyor. Öte yandan çeşitli havacılık dergilerinde yazılar yazıyor.
Aviationext olarak Lale Selamoğlu Kaplan’la bir röportaj yaptık. Kaplan’a sorular sorduk. O da bizi kırmadı ve naçizane destek oldu. Lafı fazla uzatmadan sözü ona bırakalım…
Sizi tanıyabilir miyiz?
Şubat 1961’de bankacı bir baba ve öğretmen bir annenin kızı olarak dünyaya geldim. Babam çok dürüst biriydi. Türkiye Halk Bankası’nda müdür olarak görev yapıyordu. Babamın işi sebebiyle tüm Türkiye’yi dolaştık. Erzurum, Yozgat, Bursa, Osmaniye, Nazilli, Giresun, Akşehir, Kütahya, Artvin, Gaziantep, Çankırı, Denizli, İzmir ve İstanbul’da yaşadım. Lise 2’nci sınıfta AFS (Amerikan Field Foreign Exchange) programı ile Springfield Minnesota da liseyi bitirdim.
Havacılık sektörüne ne zaman giriş yaptınız?
Üniversiteyi 9 Eylül Hukuk Fakültesi’nde bitirdim 1987 yılında evlenip İstanbul’a geldim. Şehri tanımıyordum. Kurum ilanını başvurup THY’ye katıldım. THY’de sınava girdim. Sınavda bana ticaret departmanında bir hukukçuya ihtiyacımız var dendiği için ticaret departmanın da göreve başladım. İyi ki orada başlamışım. Çünkü bir şirketin aort damarları ticaret ünitesinden geçiyor.
Havacılık sektöründe hangi bölümlerde görev yaptınız?
THY’nin ticaret departmanında çalıştıktan 2 sene çalıştıktan sonra şirketin hukuk müşavirliği bölümüne geçiş yaptım. Bir müddet müşavir avukat olarak çalıştıktan sonra 2. Hukuk Müşaviri olarak havayolunun uluslararası işlerini, uçak alım-satım projelerini yürüten ekibin başına geçtim. Yoğun çalışma ve seyahat programında aileme, kızıma zaman ayıramadığım için ticari üniteye geri döndüm ve THY nin Dubai merkezinde göreve başladım. THY’nin Orta Doğu’da Dubai merkezli direktörü oldum. THY’nin bir sürü hattı açtığı dönemde Katar, Oman, Bahreyn, Yemen, Sri Lanka, Abu Dabi, Dubai bölgesini yönettim. Başlangıçta haftada 3 sefer olan Dubai uçuşlarını günde 2 sefere, Bahreyn’i günlük seferlere geçişinde önemli rol oynadım. Her ülkeyi böylece network’e dahil ettik.
Sonra bir gün Candan Karlıtekin Bey’in telefonuyla “Dubai’de laleler soldu, İstanbul’da laleler açtı” davetiyle kendimi İstanbul’da Star Alliance projesinin entegrasyonu içinde buldum. Hala uçağa bindiğim zaman anonslarda “Star Alliance Üyesi THY” denince, ekibimle benimde emeğim olduğu için gururlanıyorum.
THY’de Uluslararası ilişkiler ve İttifaklar Başkanı oldum. O dönem Candan Bey ve Temel Kotil Bey’e qualiflyer alliance deneyimim olduğunu ve THY’nin o zaman bu işbirliğine girmemesi gerektiğini söyledim.
THY’nin Star Alliance’a giriş süreci nasıl oldu?
Merkeze döndüğümde bir görevim THY’nin Star Alliance üyesi olması diğer görevim Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne ikili hava ulaştırma anlaşmalarında destek vermekti. O dönem yönetim kurulumuzun tam desteklerini verdikleri ve ahenkle, keyifle yaptığı işin sorumluluğunu taşıyan bir ekip ile çok kısa bir süre de THY’nin 1 Nisan 2008’de Star Alliance üyesi olma sürecini yönetme şansını buldum. Aynı anda da THY adına pek çok ülkenin ikili sivil havacılık anlaşmasının yenilenmesi veya yapılması projesinde çalışma şansına sahip oldum.
Havacılık sektöründe unutamadığınız bir anınız var mı?
Benim için tasarruf ve şirket karı her şeyden önemlidir. O dönemler çok fazla ülkeden sorumlu olduğum için telefonla konuşmak şirket için çok masraflı oluyordu. Bu durumu Skype kullanarak çözmeye çalıştım ancak Orta Doğu’da bu uygulamayı kullanmak mümkün değildi. Bende tüm ofislerin bilgisayarlarını İstanbul’a getirip programı yüklettim ve geri getirdim. Ayda 7000 Dolar olan gider 100 Dolara düştü.

Emekli olduğunuzda neler yaptınız?
2009 yılında Sabiha Gökçen Havalimanı hukuk müşaviri olarak havanın kara kısmına geçiş yaptım. Bu da benim için ayrı bir deneyim oldu. 4 yıl orada görev yaptıktan sonra kendi öz mesleğime avukatlığa kurduğum Selamoğlu Hukuk Bürosu ile devam etmeye karar verdim. Aynı zamanda Özyeğin Üniversitesi’nde Havacılık ve Uzay fakültesinde part time olarak hava hukuku ve iş hukuku dersleri vermeye başladım. Zaman zaman başka üniversitelerde de aynı dersi verdim. Bu süreçte Uluslararası Hava Taşıyıcıları Birliği IATA eğitmeni olarak dünyanın çeşitli ülkelerinde Hava Hukuku, Rekabet Hukuku, Sözleşme Hukuku, Tüketici Hukuku eğitimleri vermeye başladım. Bilgimi deneyimimi sektör ile paylaşmaya devam ediyorum.
İlk uçuşunuzu ne zaman yaptınız?
İlk uçak yolculuğum ABD’ye Pan Am charter uçağı ile gerçekleştirdim.
Havacılığın geleceğinde neler görmek istersiniz?
Havacılık da daha güçlü mevzuatı yenilenmiş bir Türk sivil havacılığı görmek istiyorum. THY’li olmaktan her zaman gurur duydum. Bayrak taşıyıcımızın geldiği noktada emeğim varsa benim için en büyük gurur kaynağı budur.
Havacılıktaki ilk tanıdığınız kadın kim oldu?
Havacılık da tanıdığım ilk kadın bir Rus bir denizcinin bana armağan ettiği Rus kozmonot Valentina Vladimirovna Tereşkova bebeği olmuştu. O plastik bebek kozmonot ile hep uzaya gitmeyi hayal ettim. Babamın görevinde tüm Türkiye’yi kendi iş hayatımda da neredeyse tüm dünyayı dolaşma şansına sahip oldum.
Rol model olarak hangi kadın havacılardan esinlendiniz?
Bir kadın lider modelim olmadı ama havacılıkta cinsiyet eşitliğini sağlayacak ve bunu sürdürülebilir bir uygulama haline getirecek bir lider olmayı isterim. Lider ismi vermem gerekirse Amelia Erhart ve Sabiha Gökçen diyebilirim. Amelia okyanusu tek başına ilk geçen sivil bir kadın pilot, Sabiha Gökçen ise askeri alanda eğitim almış ilk kadın olarak lider niteliğinde benim için.
