Delta’dan 4 Yeni Yangın Simülatörü Yatırımı
Delta Air Lines gerçek uçuş koşullarını simüle eden yangın eğitim cihazları üreticisi Flame Aviation’dan dört yeni eğitim ünitesi sipariş etti. Atlanta tesisi için iki adet V7000 Brigade, Salt Lake City’deki yeni pilot eğitim merkezi için ise iki adet V9000 Commander temin edilecek. 2025 yılı başında verilen siparişlerin teslimi 2027’nin ilk iki çeyreğinde planlanıyor.
Havayolu daha önce de Salt Lake City’de bir V9000 Commander ünitesi sipariş etmiş ve Aralık 2024’te 50 bin metrekarelik büyük bir pilot eğitim merkezi açmıştı. Aylık bin’i aşkın eğitim etkinliğine ev sahipliği yapacak olan tesis, Delta’nın batı hatlarındaki ekiplerini de kapsıyor.
Haftada İki Olay, Her Beşi Birinde Acil İniş
FAA verilerine göre 2024 yılında yalnızca ABD’de yolcu ve kargo uçaklarında onaylanan lityum batarya olayı sayısı 89’a ulaştı. Bağımsız güvenlik kuruluşu ULSE’nin analizine göre aynı yıl termal kaçak olaylarının yüzde 18’i sapma, kapıya geri dönüş ya da acil tahliye ile sonuçlandı. Olayların yüzde 89’u uçuş sırasında yüzde 52’si ise seyir fazında meydana geldi.
Delta’nın bu karara gitmesinde pek çok somut olay etkili oldu. Temmuz 2025’te Atlanta-Fort Lauderdale seferinde bir yolcunun sırt çantasındaki batarya alev aldı; ekip yangını söndürerek çantayı izolasyon torbasına koydu ve uçak Fort Myers’a yönlendirildi.
One lithium battery is all it took to turn a routine flight into a terrifying emergency. The cabin crew acted quickly, but videos like this show why airlines are so strict about batteries and power banks. Should there be even tighter restrictions on what passengers can bring… pic.twitter.com/IJl3fVtXyE
— Clown World ™ 🤡 (@ClownWorld) June 26, 2026
Uluslararası arenada da tablo farklı değil. Ekim 2025’te bir Air China uçağı el bagajındaki lityum bataryanın tutuşması nedeniyle Şangay’a yönlendirilmek zorunda kaldı. Ocak 2025’te ise bir Air Busan uçağı, powerbank kaynaklı termal kaçak sonucu yerde kullanılamaz hale geldi.

Vape’ler Başı Çekiyor, Çoğu Yolcu Farkında Bile Değil
ULSE raporuna göre termal kaçak olaylarında en yüksek oran yüzde 28 ile e-sigara ve vape cihazlarına air. Yolcuların beşte ikisi şarj cihazlarını ve rezerv bataryaları kargo bagajına koyduğunu kabul ederken, Amerikalıların yarısı lityum iyon batarya risklerinden habersiz. Yüzde 60’ı ise taşıdığı cihazların bu teknolojiyle çalıştığından bihaber.
Neredeyse tüm yolcular uçuşa en az bir cihazla biniyor; bu sayının çoğunlukla dörde kadar çıktığı görülüyor.
Kabin Ekibi Nasıl Müdahale Ediyor?
Lityum batarya yangınlarında üç kişilik kabin ekibi koordineli hareket ediyor: İlk yetişen ekip üyesi yangın söndürücü rolünü üstlenerek yangına müdahale ediyor; ikincisi köprü görevi görerek kokpiti bilgilendiriyor; üçüncüsü ise yedek söndürme ekipmanlarını temin ediyor. Yangın söndürüldükten sonra cihaz suya ya da alkolsüz bir sıvıya daldırılıp yangın muhafaza torbasına alınıyor ve yeniden tutuşmaya karşı süreki gözetim altında tutuluyor.
Uçakta yangın söndürücü kullanmak alevin üstesinden gelebilir; ancak aşırı ısınan cihazı tamamen güvenli hale getirmez. Bu nedenle uyarıların ardından cihazı sıvıya daldırmak kritik bir adım olarak öne çıkıyor.

Yolculara Uyarı
EASA ve FAA’nın ortak tavsiyesi şu yönde: Powerbank ve e-sigara gibi lityum bataryalı cihazlar kargo bagajına değil, kabin bagajına konulmalı. Uçuş sırasında kişisel powerbank ile cihaz şarj edilmemeli; yalnızca koltuk başlıklarındaki uçak prizleri kullanılmalı. Koltuk arasına düşen bir telefon için mutlaka kabin ekibi bilgilendirilmeli.
