Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Marie Owens Thomsen: Ekonomik büyüme engellemekle değil, desteklemekle mümkün

Kadın Havacılar serimizin bu haftaki konuğu Marie Owens Thomsen. Küresel ekonomi alanında zengin bir geçmişe ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir sese sahip olan Thomsen, IATA’da Sürdürülebilirlik Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Baş Ekonomist olarak havacılığın geleceğini şekillendirmede önemli bir rol oynuyor. Sektörün en saygın isimlerinden biri ve liderliğin güçlü bir örneği.

Kadın Havacılar serimizin bu haftaki konuğu Marie Owens Thomsen. Küresel

Öncelikle sizi biraz tanıyalım. Arka planınızdan, havacılığa nasıl adım attığınızdan ve ilk uçak yolculuğunuzdan bahseder misiniz?
ABD’de doğdum ama İsveç’te büyüdüm. Profesyonel hayatımın büyük kısmını bankacılık sektöründe ekonomist olarak geçirdim. 2022 yılında IATA’ya katılarak havacılık sektörüne geçiş yaptım ve şu anda İsviçre, Cenevre’de yaşıyorum. Üç oğlum var; biri İsveç’te, diğer ikisi ise İsviçre’de benimle birlikte. İlk uçuşumu hatırladığım kadarıyla 1966 yılına dayanıyor!

Havacılık sektöründeki en ilginç anınız nedir?
İşimde en çok sevdiğim şey, sektörümüze gerçek bir etki yaratabilmek ve havayollarının hem finansal hem de çevresel sürdürülebilirliği için yeni ve yenilikçi çözümler sunabilmek. Bu, günümüz dünyasında –küresel borcun rekor seviyelere yakın olduğu ve mali ile parasal politikaların sınırda olduğu bir ortamda– büyümeyi en çok teşvik eden politika olarak değerlendirilebilir. Bu açıdan, yaptığımız iş benzersiz bir anlam taşıyor ve her gün benim için ilginç bir anı.

Havacılığın geleceğinde ne görmek istersiniz?
İnsanoğlunun tarihine baktığımızda ekonomik gelişimi özellikle enerji ve bağlantının yönlendirdiği görülür. Eski çağlarda develer ve ateşler, sonra kömür ve buhar makineleri, ardından fosil yakıtlar ve jet motorları gibi. Şimdi yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya ve fosil yakıt kullanımını azaltmaya yönelik bir geçiş sürecindeyiz. Uçaklar için henüz yeni bir itiş yöntemi bulabilmiş değiliz (hidrojen henüz emekleme aşamasında). Ancak dünya yeterince yenilenebilir enerjiye, havayolları için yeterince yenilenebilir yakıta ve bir noktada yeni bir itiş türüne ulaştığında, küresel ekonomi yeni refah seviyelerine ulaşacak ve herkes için daha iyi ekonomik sonuçlar doğuracak. Havacılığın gelecekteki rolü de budur.

İlham aldığınız kadın lider kimdir?
Ekonomist olarak aklıma Elinor Ostrom, Esther Duflo ve Janet Yellen geliyor. Dünya liderleri arasında Angela Merkel’i ve tabii ki Rahibe Teresa’yı sayabilirim.

Sizin için en belirgin “kadın lider” anınız nedir?
Sanırım böyle belirgin bir an yaşamadım.

Havacılık kariyerine yeni başlayan genç kadınlara ne tavsiye edersiniz?
Her sektörden herkese vereceğim tavsiye aynı olur: Ne yapmak istediğinize odaklanın, çoğundan biraz daha fazla çalışın ve iyi şeyler mutlaka gerçekleşir.

IATA’da Sürdürülebilirlik Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Baş Ekonomist olarak, küresel seyahatin toparlanmaya devam ettiği bu dönemde havacılık sektörünün ekonomik büyüme ile artan sürdürülebilirlik taleplerini nasıl dengelediğini düşünüyorsunuz?
Hava taşımacılığını CO2 emisyonlarını azaltmak için kısıtlamamız gerektiği fikrine kesinlikle karşıyım. Sorun fosil yakıtların kullanımıdır ve her sektör buna bağımlıdır. Tüm sektörleri kısıtlayarak fosil yakıt kullanımını azaltamayız. Bunun yerine, herkes için daha fazla yenilenebilir enerji ve havayolları için daha fazla yenilenebilir yakıt üretmeliyiz. Ekonomik kalkınma engellemek değil, kolaylaştırmaktır. Uçuşun minimum CO2 emisyonuyla yapılmasını sağlamalıyız ve bu, hava taşımacılığı hizmetlerini kullanan tüm sektörlerde verimliliği ve ekonomik büyümeyi hızlandıracaktır. Yeni enerji üretim yöntemlerinde ölçek ekonomileri ile fiyatlar düşmeli ve havayolları için daha uygun hale gelmelidir. Bu çok önemli çünkü havayollarının net kar marjı sadece %3.7, yani 36 milyar dolar civarında ve ek maliyetleri karşılayacak çok az alan var.

Advanced Air Mobility (AAM)* nereye gidiyor ve bugünün sektör liderleri pazarda dirençli kalmak için ne yapmalı?
Bence tüm hareketlilik türleri genel olarak birbirini destekliyor ve herkes için daha fazla, daha ucuz ve daha iyi hareketlilik sağlamaya çalışmalıyız. Havayolları, her büyük krizden (Covid-19 dahil) hızlıca toparlanma göstererek benzersiz bir dayanıklılık sergiledi. Ancak, sektörün düşük kar marjları nedeniyle havayolları çok sağlam değiller. Havayollarının daha güçlü bilançolar kurmasını, karbonsuzlaşma gibi zorluklarla daha güvenle mücadele etmesini ve belki yeni stratejiler uygulamasını isterdim. Hava taşımacılığı çok döngüsel bir iş ve iş döngüleri boyunca güvenilir gelir sağlayabilecek alanlar araştırmak faydalı olur. Yakıt tedarikini kendi bünyesine almak (insourcing) böyle bir strateji olabilir.

*Advanced Air Mobility  AAM: Gelişmiş hava hareketliliği; kısa menzilli, genellikle elektrikli hava taşıtlarıyla yapılan ulaşımı ifade eder.