Bir yıl dolmadan ikinci kez üç ülke değiştirmek durumunda kaldım. Havacılık sektöründe kariyer yapanlar için bu tür geçişler artık sürpriz olmaktan çok, işin doğasının bir parçası haline geliyor. Ancak yine de hayatın neyi ne zaman karşınıza çıkaracağı her zaman belirsiz.
Yeni bir göreve umutla başlıyorsunuz; fakat her proje beklendiği gibi ilerlemeyebiliyor. Bu noktada karar net: ya mevcut durumu kabul etmek ya da yeni bir yol çizmek.
Bu kez fırsat, hiç beklemediğim bir anda karşıma çıktı. Fazla düşünmeden kabul ettim; çünkü bilgi, birikim ve tecrübemi en etkin şekilde kullanabileceğim ve aktarabileceğim bir projeydi.
Kuveyt’teki görev sürecinin ardından ayrılış da en az başlangıç kadar operasyonel süreçler içeriyor. Gidişte olduğu gibi dönüşte de evrak, onaylar ve oturma izni iptal süreçleri zaman ve dikkat gerektiriyor.
7 Nisan itibarıyla ülkeden ayrıldım. Hava sahasının kapalı olması nedeniyle yaklaşık 10 saatlik bir yolculukla Riyad’a ulaştım. 02:50 planlı uçuşum, ABD–İran geriliminin yoğun olduğu bir gecede havayolu tarafından operasyonel riskler nedeniyle ertelendi ve İstanbul uçuşu 5 saat gecikmeyle gerçekleşti.
İstanbul’a varışın ardından aynı gün Üsküp’e geçerek ailemi ziyaret ettim. Kısa bir aranın ardından tekrar İstanbul ve devamında yaklaşık 9 saatlik bir uçuşla Vietnam’a ulaştım. Yeni bir ülke, yeni bir operasyonel yapı ve farklı bir kültür… Bu tür geçişlerde en kritik unsur, hızlı adaptasyon ve sürece minimum kesintiyle dahil olabilmek.
Kısa süre içerisinde yaşanan bu yoğun değişimlerin fiziksel ve mental olarak zorlayıcı olduğu bir gerçek. Ancak uluslararası havacılık kariyerinde bu dinamizm zamanla bir refleks haline geliyor.
Ekim ayında yurt dışında geçirdiğim 21 yılı tamamlamış olacağım. 1 Aralık 1999 yılında İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan başlayan bu yolculuk; Gürcistan (Tiflis ve Batum), Kuzey Makedonya (Üsküp ve Ohrid), Kazakistan (Almatı), Türkiye (Sabiha Gökçen), Kuveyt ve bugün Vietnam ile devam ediyor.
Her yeni ülke, her yeni proje; sadece operasyonel bir deneyim değil, aynı zamanda farklı sistemleri, kültürleri ve yönetim yaklaşımlarını anlama fırsatı sunuyor.
Elbette her seferinde ülke değiştirmek, yaşamı yeniden kurmak ve sıfırdan başlamak kolay değil. Ancak havacılık gibi global bir sektörde bu hareketlilik, profesyonel gelişimin en önemli parçalarından biri.
Bu biraz da sizinle ilgili… Belki de her seferinde yeni bir meydan okumayı kabul etme isteğini, bir noktada bırakmak gerekiyor.

