Letonya Silahlı Kuvvetlerinin açıklamasına göre drone, cuma sabahının erken saatlerinde ülkenin hava sahasına girdi.
Bölgede NATO hava savunma görevi yürüten savaş uçakları havalandı ve drone’u etkisiz hale getirdi. Müdahalenin ardından Rusya sınırına yakın bölgeler için verilen hava tehdidi alarmı kaldırıldı.
Drone’un hangi ülkeye ait olduğu ve rotasının neden Letonya hava sahasına yöneldiği ilk açıklamalarda belirtilmedi.
Bu ayrıntı önemli. Çünkü son aylarda Ukrayna’nın Rusya’daki hedeflere gönderdiği bazı uzun menzilli dronelar Finlandiya ve Baltık ülkelerinin hava sahalarına girdi. Kiev bu olayların bazılarında Rus elektronik harp sistemlerinin GPS karıştırma veya yanıltma teknikleriyle droneların rotasını değiştirdiğini savundu. Baltık ülkeleri de benzer suçlamalarda bulundu ancak her olay için kesin neden kamuoyuna açık şekilde doğrulanmış değil.
Baltık’ta Hava Polisliğinden Hava Savunmasına
Letonya’daki müdahaleyi önemli hale getiren asıl nokta NATO’nun bölgedeki görev tanımının son dönemde değişmiş olması.
Baltık ülkeleri kendi savaş uçağı filolarına sahip olmadığı için NATO, 2004’ten bu yana bölgede Baltic Air Policing görevi yürütüyor. İttifak ülkelerine ait savaş uçakları dönüşümlü olarak bölgeye konuşlandırılıyor ve özellikle Rus askeri uçaklarını tespit edip önleme görevi gerçekleştiriyor.
Ancak artan drone ihlalleri üzerine NATO temmuz ayında bu yapıyı daha güçlü bir hava savunma görevine dönüştürdü.
Yeni görev tanımı, pilotlara yalnızca şüpheli hava araçlarını tanımlama ve eskort etme değil, tehdit oluşturan hedefleri imha etme konusunda da daha geniş yetki veriyor.
14 Ağustos’taki müdahale tam olarak bu değişimin neden gerekli görüldüğünü gösteriyor.
Bir Drone Neden Savaş Uçağı Kaldırıyor?
İlk bakışta küçük bir insansız hava aracına karşı milyonlarca dolarlık savaş uçağı kaldırılması orantısız görünebilir.
Ancak askeri bir drone sınırı geçtiğinde ilk anda niyetini anlamak mümkün değil.
Araç keşif amacıyla kullanılıyor olabilir, patlayıcı taşıyabilir, askeri veya sivil bir hedefe yöneliyor olabilir ya da rotasını kaybetmiş olabilir.
Üstelik Baltık ülkelerinde enerji tesisleri, limanlar, askeri üsler ve havaalanları Rusya sınırına oldukça yakın konumlarda bulunuyor.
Bu nedenle hava savunmasının karar vermek için dakikaları, bazen yalnızca saniyeleri olabiliyor.
Finlandiya da Aynı Gün Önlem Aldı
Letonya’daki müdahaleyle aynı gün Finlandiya, drone saldırısı ihtimaline karşı Baltık Denizi’nin bazı bölümlerinde geçici kısıtlamalar uyguladı. Aynı saatlerde Rusya’nın Ust-Luga enerji ihracat limanına yönelik drone saldırılarında yangın çıktığı bildirildi.
Tek başına bu olaylar arasında doğrudan bağlantı kurmak mümkün değil.
Ancak aynı bölgede kısa aralıklarla yaşanan drone faaliyetleri, Baltık Denizi çevresindeki hava sahasının giderek daha yoğun bir güvenlik alanına dönüştüğünü gösteriyor.
NATO da Rus uçakları ve dronelarının müttefik hava sahalarındaki ihlallerinin artmasının ardından doğu kanadındaki hava savunmasını güçlendiren Eastern Sentry faaliyetini yürütüyor.
Ucuz Drone, Pahalı Savunma
Olay aynı zamanda modern hava savunmasının en büyük problemlerinden birini yeniden gündeme getiriyor.
Bir drone, savaş uçağına kıyasla son derece düşük maliyetli olabilir.
Fakat hava sahasına girdiğinde radarların, komuta merkezlerinin ve savaş uçaklarının devreye girmesi gerekiyor. Bu da saldırgan açısından ucuz, savunan taraf açısından pahalı bir denklem yaratıyor.
Bu nedenle NATO ülkeleri artık yalnızca savaş uçaklarına ve uzun menzilli füze sistemlerine değil; droneları daha düşük maliyetle tespit ve imha edebilecek kısa menzilli hava savunma, elektronik harp ve anti-drone sistemlerine de yatırım yapıyor.
Letonya’da yaşanan son olayın verdiği mesaj da burada:
Baltık’ta hava savunmasının görevi artık yalnızca Rus savaş uçaklarını takip etmek değil. Küçük bir drone bile NATO savaş uçaklarının gerçek mühimmatla müdahale etmesini gerektirebilecek bir tehdide dönüşmüş durumda.
