Tüm havacılık sektörünü finanse eden temel kurum havayoludur. Bir havayolu; havalimanına, yer hizmetleri şirketine, yakıt şirketine, catering şirketine, hava trafik kontrol birimine, uçak üreticilerine, bakım-onarım şirketlerine, leasing firmalarına ve sektörün birçok farklı paydaşına ödeme yapar.
Bu anlamda havayolu, sektörü ayakta tutan temel taştır.
Elbette bunu tek başına yapmaz. Yolculardan elde ettiği gelirle hem kendi faaliyetlerini sürdürür hem de havacılık ekosisteminin diğer bileşenlerini finanse eder.

Bu yüzden yolcu artık her şeyin merkezindedir.
Yolcu uçarsa havayolu gelir elde eder. Havayolu gelir elde ederse, sektörün diğer tüm paydaşları da ayakta kalır. Yolcunun odak noktası olduğu bu yapıda ise havalimanları başrolü üstlenir. Çünkü havalimanları; havayollarının beklediği operasyonel standartları, yer hizmetleri firmalarının performans kriterlerini, sivil havacılığın koyduğu katı kuralları ve devlet birimlerinin esnetilemez prosedürlerini aynı anda karşılamak zorundadır.
Tüm bu süreçler havalimanında birleşir.
Bu nedenle havalimanı altyapısının tüm talebi karşılayabilecek seviyede olması gerekir: kapasite, hizmet kalitesi, hız, yolcu akış kolaylığı, zamanında verilen hizmetler ve operasyonel verimlilik.

Bunun yanında, havalimanlarının önemli gelir kaynaklarından biri olan havacılık dışı gelirler de artık daha stratejik hale gelmiştir. Duty-free, yeme-içme alanları, yolcu salonları ve diğer ticari işletmeler de havalimanından doğru altyapı, doğru yolcu akışı ve doğru ticari ortam beklemektedir.
Tüm bunlara ek olarak, havalimanları arasında ciddi bir rekabet yaşanmaktadır. Özellikle aktarma merkezi olan veya aktarma merkezi olmayı hedefleyen havalimanları için bu rekabet çok daha belirgindir.
Bu ortamda havalimanı yönetim becerisi, yeni havalimanı yatırımları ve genişleme projeleri ön plana çıkmaktadır.
Yolcuyu anlayan, doğru yöneten, zamanında ve gerekli yatırımları yapan havalimanları öne çıkmaya ve bulundukları konumu korumaya devam edecektir.
