Çekya’nın başkenti ve en büyük şehri Prag Avrupa’nın kalbi olarak bilinir. Barok ve gotik mimarinin en ihtişamlı eserlerini her adımda görebileceğiniz, kültürel anlamda unutulmaz bir seyahat yaşayacağınız Orta Çağ zamanlarından fırlamış şehir sizi geçmişe götürecek. Prag; kemerli geçitleri, köprüleri, avluları, şehre tepeden bakan bahçeleri, dar sokakları, o sokakları süsleyen soluk tonda sarı, yeşil, mavi, ve vişneçürüğü yapıları ile seyahatiniz esnasında size dünyanın en güzel şehrinde yürüdüğünüzü hissettirecek.
Vltava Nehri’nin etrafında kurulan bir buçuk milyon nüfuslu bu güzel Bohemya kenti Prag, 1992 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor. Prag “Altın Şehir”, “Doksanların Sol Bankası”, “Masal Şehri”, “Şehirlerin Anası” ve “Avrupa’nın Kalbi” gibi isimlerle de anılır. Prag konumu gereği çevresindeki ülkeler ile merkezi bir konum oluşturur. Avrupa’daki en fazla iç kaleye sahip 3 şehirden birisidir. Bu şehrin gölgesi Franz Kafka olmuştur. Kafka için bile fazlasıyla turist çeken bir Orta Çağ şehridir.
Yurt dışında 34 ülkede 61 noktaya sefer gerçekleştiren AJet, Orta Avrupa’nın tarihi kentlerinden Çekya’nın başkenti Prag’ı uçuş rotasına ekledi.
Açılışta Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bir tören düzenlendi. AJet CEO’su Kerem Sarp, AJet Basın Müşaviri Mehmet Yeşilkaya, Sabiha Gökçen Havalimanı Ticari İşler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Kerem Maybek, Sabiha Gökçen Havalimanı Kurumsal İletişim Direktörü Aslıhan Güven de törende yer aldı.
Uçuş zamanında başladı. Yaklaşık 2 saat 15 dakika süren uçuş Vaclav Havel Havalimanı’ndaki sise rağmen kusursuz şekilde tamamlandı.
Uçak, Vaclav Havel Havalimanı’na teker koydu. Orada bayrak AJet Basın Koordinatörü Saffet Yiğit’e devredildi. O da organizasyonu kusursuz şekilde icra etti. Törende pasta kesildi ve havayolunun ilk uçuşunun önemi arz edildi.
….
Peki Prag’a seyahat ettiğinizde neler yapmanız gerekir?
İlk sınav havalimanında başlar!
Vaclav Havel Havalimanı her daim çok yoğun oluyor. Uçaktan hızlı çıkıp, hızlı hareket ederseniz havalimanı sürecini hızlı bir şekilde atlatıyorsunuz. Çünkü ülke çok turistik bir yer. Ufak, dar ve az pasaport kontrol noktası olan havalimanında uçaktan erken çıkmak önemli. Bir de havalimanındaki yiyecek-içecek fiyatları şehirle aynı. Yemek yemekten korkmayın.
Şehirde İstanbul’daki kadar para harcamazsınız!
Prag Kalesi, müzeler, Aziz Vitus Katedrali ve Petrin Tepesi gibi önemli yerlerin girişleri 10 Euro civarında. Oteller yaklaşık 3 bin TL. Hem de şehir merkezinin dibinde. Bu şehirde para harcamaktan korkmayın.
Ulaşım ağı çok geniş
Prag’ın ulaşım ağı çok geniş. Metro sistemiyle her yere ulaşabiliyorsunuz. Ama şehir yürüyerek keşfedebilir. Günde 25 bin adımla her yere ulaşmanız mümkün. Tek sorun havalimanından şehir merkezine geçmek. Havalimanından otobüsle 3 durak gidip metroya ulaşmanız lazım. Sonrası kendinden geliyor. Kendinizi metroya atın yeter.
Yemekler ucuz, restoranlar üst düzey…
En güzel restoranlarda çok uygun fiyatlara en kaliteli yemekler yiyebilir, en önemli alışveriş mekanlarında kıyafet almanız mümkün.
Peki neler geziilir?
Old town meydanı
Prag’ın kalbinin attığı yer olarak bilinir. Burası Prag’ın en turistik bölgesidir. Bazen yürürken bile kalabalık turist topluluklarından zorluk çekersiniz. Özellikle yaz dönemlerinde meydanı boş bulmanız imkansız. Avrupa’nın en önemli meydanlarından biri olan bu yer, küçük yüzölçümüne rağmen tarihi yapıları, köprüsü, saat kulesi, kilisesi ve rengarenk evleri ile her yıl milyonlarca turisti kendine çekiyor. Meydanın hemen göbeğinde reformcu Jan Hus heykeli bulunuyor. 1992’den beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan bu meydan Azizi Nikolas Kilisesi, Tyn Kilisesi, Eski Belediye Sarayı gibi önemli yapılara ev sahipliği yapıyor. Öte yandan meydanın her tarafında çok güzel restoranlar bulunuyor.
Petrin Tepesi
Petrin tepesi Prag’ın eski dönemlerdeki üzüm bağlarının olduğu yer olarak bilinir.1825’te halka açılan ve o günden bugüne kendini yerli ve yabancı turistlere hayran bırakan tepe eşsiz manzarası ve temiz havasıyla oldukça rahatlatıcı bir konum. 1891’de kurulan finüküler ile buraya kolay ulaşım bulunuyor. İsteyenler de bu tepeye yürüyerek çıkabiliyor. Petrin tepesinin en önemli özelliği de bir gözlem kulesinin bulunması. Turistler bu gözlem kulesinin tepesine çıkarak Prag’I yukarıdan seyretme fırsatı bulabiliyor.60 metre yükseklikteki kule Eyfel Kulesi örnek alarak tasarlanmış. İsteyen 299 basamaklı merdiven çıkarak kulenin en üstüne ulaşabiliyor isteyen ise ücret ödeyerek 4 kişilik bir asansör yardımıyla tepeye varabiliyor. Gözlem kulesinin en tepesinden Prag Kalesi, Astronomik Saat, Tyn Kilisesi ve Charles Köprüsü kuş bakışı seyredilebiliyor.
Prag Kalesi
Leessor Town olarak bilinen bölgede yer alan Prag Kalesi dünyanın en büyük kalelerinden biridir. Guinnes Rekorlar Kitabı’nda dünyanın en büyük antic kalesi olarak bilinir. Kale; Bohemya, Kutsal Roma İmparatorluğu ve Çekoslavakya devleri tarafından kullanılmıştır. Şu an Çek Cumhuriyeti devlet konutu olarak kullanılır. Kalenin içinde bir çok yapı bulunur. Aziz Vitus Katedrali, Eski Kraliyet Sarayı Prag Altın Yol, Aziz George Basilikası ve Prag Kalesi Resim Galerisi gibi yapılar mevcuttur. Kaleye sabah erken saatlerde gitmenizi tavsiye ederiz. Çünkü kaledeki ziyaretler için bilet almanız gerekecek. Saat 11:00’dan sonra uzun kuyruklar oluşuyor. Kaledeki bazı yapıları ziyaret etmek için alınan en ucuz bilet fiyatı 450 koruna yani 678 TL civarında.
Charles Köprüsü
Prag’ın en popüler noktası Charles Köprüsü yani Karl Köprüsü olarak bilinir. Tarihi 14. Yüzyıla dayanan köprü günün her saati yoğun turist ağırlar. Köprü, 17. Yüzyıldan sonra eklenen heykellerle mimari bakımdan çok daha dikkat çekici bir hal almıştır. Köprü Charles adını 19. Yüzyıldan sonra almış. Old Town ile Prag Kalesi’ni birbirine bağlayan Charles Köprüsü şehrin sembollerinin başında gelir. Bu tarihi köprünün mimarı Peter Parler’dir. Köprünün her iki başında kuleler ve 30 adet heykel bulunur. Köprüde gezerken hediyelik eşya alabileceğiniz standlar, resminizi çizdirebileceğiniz ressamlar da bulunur.


