Gökyüzü, hepimiz için bir özgürlük simgesi; ama kadın olarak bu eşsiz maviliklerde yer almak, hele ki bir ‘İLK’ sıfatı taşıyorsanız ayrı bir gurur ve sorumluluk demektir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü ve Havacı Kadınlar haftasını kutlarken, havacılık sektöründe var olan geçmişten günümüze tüm kadınların başarılarını, cesaretlerini ve tutkularını hatırlamak; aynı zamanda genç kuşaklara ilham verecek bir örnek oluşturmak çok önemli.
Amatör ve sportif havacılığın tabana yayılmasını misyon edinen bir Türk Kadın Pilot olarak her uçuşta hissettiğim o heyecan ve özgürlük duygusunu, daha fazla kadının da yaşayabilmesini diliyorum. Gökyüzü cinsiyet tanımaz; fakat kadınların bu alanlardaki görünürlüğü ve desteklenmesi hâlâ büyük önem taşıyor.
Havacı Kadınlar Haftası’nda beklentim, hem kadın pilotların yeterli saygınlığı görmesi hem de havacılığa ilgi duyan kız çocuklarının havacılıkla tanışabilecekleri platformların arttırılması ve ailelerinin bu husustaki desteklerinin artması yönündedir. Eğitim, mentorluk ve fırsat eşitliği ile kadınların havacılıkta kendilerini daha güçlü ifade edebilecekleri bir ortamın yaratılmasını umut ediyorum.
Amatör havacılıktan profesyonel uçuşlara kadar her seviyede kadınların sesi daha çok duyulmalı, başarıları kutlanmalı ve deneyimleri paylaşılmalıdır. Gökyüzünde kadınların varlığı sadece sayıca artmıyor; aynı zamanda havacılığın kültürünü, dayanışmasını ve heyecanını da zenginleştiriyor.
Yaşaşın Türk Kadını!
Yaşasın Türk Havacılığı!
