Elektrikli uçak, çoğunlukla bataryalarla beslenen elektrik motorlarıyla çalışan bir hava aracıdır. Alternatif olarak elektrikli uçak veya elektrikle çalışan uçak olarak da adlandırılan elektrikli uçaklar, havacılık endüstrisinde yeni bir çağın gelişine işaret etmektedir.
Geçmişten günümüze baktığımızda, II.Dünya savaşı sonrası jet motorlu uçuşlarına odaklanan havacılık sektörü, 1970’li yıllarda yaşanan petrol kriziyle alternatif enerji kaynaklarına yönelmiştir. 1973’te MB-E1 adlı uçak, lityum bataryalarla kısa süreli de olsa başarıyla uçmuştur. Bu, modern anlamda ilk insanlı elektrikli uçak olarak kabul edilmektedir. 1980’ler ve 1990’larda güneş enerjisi destekli uçaklar geliştirilirken, 2000’li yıllara gelindiğinde lityum-iyon bataryaların yaygınlaşması, elektrikli uçakları daha uygulanabilir hale gelmesini sağlamıştır. 2009 yılında Slovenyalı Pipistrel firmasının geliştirdiği Taurus Electro, seri üretime yaklaşan ilk elektrikli uçaklardan biri olmuştur. Özellikle pilot eğitimi ve kısa menzilli uçuşlar için düşünülmeye başlanan elektrikli uçaklar, Airbus, Boeing, Rolls-Royce gibi büyük firmaların yatırım yapmasını sağlamıştır. 2019 yılında Kanada merkezli Harbour Air, elektrikli yolcu uçağıyla ilk ticari test uçuşunu gerçekleştirmiştir. eVTOL (elektrikli dikey kalkış ve iniş) araçları, şehir içi hava taşımacılığı için yeni bir alan açmıştır.
Günümüzde en büyük sınırlama hâlâ batarya menzili ve şarj süresi olsa da teknoloji hızla kabul görmektedir. Şüphesiz ki havacılık sektörüne yön veren ciddi projeler hayata geçirilmekte ve planlanmaktadır. Örneğin, İngiliz havayolu şirketi EasyJet, Amerika Birleşik Devletleri şirketi Wright Electric ile iş birliği yaparak havayolu pazarına elektrikli bir uçak getirme çalışmalarına katılmıştır. Birçok büyük havayolu şirketi (örneğin Boeing) de elektrikli uçakların teknoloji geliştirme çalışmalarını desteklemeye başlamıştır.
Maliyet ve Sürdürülebilirlik Odağında Havacılık Endüstirisi
Yakıt maliyetlerinin yüksek olduğu havayolu sektöründe, elektriğe geçiş, havayolu sektörünün başarısı için kilit bir faktör olarak kabul edilmektedir. Elektrikli uçaklarla uçulduğunda geleneksel uçuşların yakıt maliyetinin yaklaşık %90’ı azaltılabileceği öngörülmektedir. Bu durum endüstri paydaşları için cezbecidir.
Elektrikli araçlara işaret eden diğer konulardan biri çevresel sürdürülebilirliktir. Sektörün çevresel açıdan hava ve gürültü kirliliğine sebepleri ortadadır ve bu durum önemli küresel sorunlara işaret etmektedir. Bu sorunların minimum seviyeye indirilmesinde elektrikli araçların ciddi rol oynayabileceği söylenebilir. Sera gazı emisyonu sıfır olan elektrikli uçaklarla geleneksel uçuşların sebep olduğu hava kirliliğinin en aza indirilebileceği, ayrıca bu uçakların kabin gürültü seviyesini yaklaşık %50 oranında azaltılabileceği öngörülmektedir. Karbon salımını azaltma hedefleri, elektrikli havacılığı stratejik bir zorunluluk haline getirmektedir. Hali hazırda eğitim uçuşlarında kullanılan bu uçakların, yolcu taşımacılığına yönelik olarak kısa menzilli bölgesel uçuşlarda yaygınlaşması beklenmektedir. Ancak elektrikli ve hibrit uçakların, geleceğin havacılık endüstrisinde yeni bir çağı başlattığı ve endüstriyi şekillendireceği görülmektedir.
