Aviationext olarak Derya Pekruh Gerçeker’le bir röportaj yaptık. Biz onu sektörde, yardımsever ve yüksek enerjisiyle her yere dokunan yönetici olarak tanımlıyoruz. Özellikle de havacı gençlere yaptığı yardımlar hafızalarımızda.
Bu kapsamda Derya Hanım’a 7 soru sorduk. O da bizi kırmadı ve naçizane destek oldu. Lafı fazla uzatmadan sözü ona bırakalım…
Sizi tanıyabilir miyiz? Nerede, ne zaman doğdunuz ve aile yaşantınızı anlatır mısınız?
Ben, Derya Pekruh GERÇEKER, 1976 yılında Üsküdar’da doğdum. Evliyim ve 8 yaşında Zeynep adında bir kız çocuğum var. Singapur Hava Yolları’nda, Türkiye Pazarlama ve Hizmetler Müdürü olarak görev yapmaktayım. Havacılık, doğa ve insan aşığıyım. 13 yıl Türk halk danslarını icra ettim ve Kars yöre hocasıyım. Beni en mutlu eden şey birilerine iş bulmak, ailemle ve çocuklarla vakit geçirmek.

Havacılık Sektörüne ne zaman giriş yaptınız, hangi şirketlerde çalıştınız?
14 Ağustos 1995’de Atatürk Havalimanı’nda STFA şirketi bünyesinde Danışma Memuru olarak başladım, 2 buçuk ay sonra Havaş Yer Hizmetleri’ne yolcu hizmet memuru olarak geçtim. 1 Aralık 1998’de Singapur Hava Yolları’na yine Yolcu Hizmet memuru olarak geçtim. Son 26 yıldır Singapur Hava Yolları’nda Satış geliştirme memuru, Dijital Satış Yetkilisi, Pazarlama Departman Sorumlusu görevlerini icra ettikten sonra şuan da Pazarlama ve Hizmetler Müdürü olarak görev yapmaktayım.
İlk defa ne zaman uçağa bindiniz?
Nisan 1998’de ilk kez İsviçre Havayolları ile İstanbul – Zürih uçağına bindim. Çok korkacağımı zannetmiştim ama yanımdaki arkadaşım beni özellikle kalkış anında sürekli konuşturunca korkum geçti aksine zevk almaya başladım, o gün bugün uçmayı çok seviyorum.
Havacılık sektöründeki en ilginç anınız hangisi?
Sanırım yıl 1996, Havaş’da yolcu hizmet memuru olarak uçağa aldığımız yolcu, evcil hayvan ve yolcu bagajları hakkında bilgiyi operasyon görevlisine biz aktarırdık. Çok yoğun bir yaz günü Sabena (Belçika) Havayolları’na ait bir uçakta yolcumuzun uçak altında taşınacak bir köpeği vardı. Uçak kalkmadan tüm evrakları ve gerekli bilgileri operasyon görevlisi arkadaşıma aktardım ancak köpeğin uçak altında uçacağını iletmeyi unutmuşum. Vardiyamız sonra erdi eve gittik, gece yarısı 2 gibi uyandım ve köpeği iletmediğimi hatırladım. O zamanlar benim de ilglii arkadaşımın da henüz cep telefonlarımız yok. Gece 2 de ağlayarak ve köpeğin öldüğünü düşünerek hemen Havaş ofisini aradım ve köpek öldü mü dedim. Ne köpeği ne ölmesi diyene kadar ancak kendime gelip durumu açıkladım ama neyseki operasyon görevlisi arkadaşımız yükleme kısmındaki arkadaşlarda köpeğin alt kısımda taşınma bilgisini almış ve kokpite iletmiş. Hayatım boyunca unutamayacağım bir hata oldu, özellikle evcil hayvan taşınıyorsa 10 kez kontrol eder hale geldim.

Covid-19 döneminde sektördeki süreci nasıl geçirdiniz*
Covid-19 sürecinde 26 ay kadar bir süre evden çalıştık. Şirketimize bu dönemde ne kadar teşekkür etsem az kalır. Hiçbir arkadaşımızı işten çıkarmadıkları için bizler de canla başla çalışmaya, yolcu ve kargo bulmak için mümkün olan şirketlerle iletişime geçip şirketimizin uçaklarını bir şekilde İstanbul’a getirmeye çalıştık. Ağustos 2020’de ilk tarifeli seferimizi geri getirmeyi başardık. Hepimiz için kaygının en yüksek olduğu dönemlerdi. Başta ailemiz sonra da şirketimiz için elimizden daha iyi ne gelir düşünmeye başladık ve bu yolda çalıştık. Bir daha yaşanmasını asla istemeyiz ancak müthiş bir deneyim kazandık, kriz durumlarında nasıl güçlü kalınabilir, neler yapılabilir öğrenmiş olduk.
Havacılığın geleceğinde görmek istediğiniz şeyler nedir?
Yeni uçaklar, sürdürülebilir yöntemler, gelişen teknolojiler ve yapay zekanın kullanılması ile birlikte daha sürdürülebilir, kıtalar arası uçuşların dahi dakikalara ineceği, havalimanlarında geçirilen uzun güvenlik kontrollerinin, pasaport kontrollerinin azalacağı, dünyanın herkesin evi olacağı günleri görmek istiyorum.
Size ilham kaynağı olan lider kadın kimdir?
Havaş’a ilk başladığımda o zamanki şefim Sibel TAŞ müthiş bir çalışan, her işi dört dörtlük yapmaya çalışan ve benim de gelişmeme yeni şeyler öğrenmeme çok katkısı olan bir liderdi. Günümüzde ise Güliz Öztürk’ü çok beğeniyorum, kendisini yaklaşık 20 yıldır tanıyorum, geldiği pozisyona tırnaklarıyla gelmiş, layığıyla yapmaya çalışan ve başaran çok kıymetli bir kadın lider. Her zaman örnek aldığım ve başına ne gelirse gelsin yılmayan, her zaman tutkuyla mesleğini icra etmeye çalışan ve çok erken kaybettiğimiz Dünyanın İlk Kadın Pilotu, Raymond De Laroche. 1910 yılında hem teknik eğitim hem de sosyal baskıları geçirdiği kazaları ve tekrar tekrar ayağa kalkmasını düşündüğümüzde benim için en kıymetli kadın liderlerden biri.

