Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türbülans Hakkında Bilinmesi Gereken 9 Gerçek

Uçak yolculuklarında yolcuların en tedirgin olduğu anlardan biri, uçağın bir

Uçak yolculuklarında yolcuların en tedirgin olduğu anlardan biri, uçağın bir anda sarsılmaya başladığı anlardır. Hafif bir titreşim olarak hissedilebilen türbülans, zaman zaman daha sert hareketlere dönüşebilir. Kabin ekibi servisi durdurur, kemer ikaz ışıkları yanar ve yolcuların aklına aynı soru gelir: “Uçakta bir sorun mu var?”

Aslında türbülans, havacılığın olağan gerçeklerinden biri. Ancak atmosferde meydana geldiği ve gözle görülemediği için yolcu açısından anlaşılması zor. Türbülansın ne olduğunu ve uçuş güvenliği açısından ne ifade ettiğini bilmek, yaşanan sarsıntıyı doğru değerlendirmeye yardımcı olur.

  1. Türbülans, uçağın bozulduğu ya da düştüğü anlamına gelmez

Öncelikle türbülansın “hava boşluğu” olmadığı bilinmeli. Atmosfer sürekli hareket halinde. Farklı sıcaklık, basınç ve hızlara sahip hava kütleleri karşılaştığında düzensiz hava hareketleri oluşabiliyor. Uçak da bu hareketli atmosferin içerisinden geçerken sarsılıyor.

Modern ticari uçaklar, çeşitli hava koşulları ve aerodinamik yükler dikkate alınarak tasarlanıyor. Bu nedenle kabinde hissedilen sarsıntı, tek başına uçağın kontrolünü kaybettiği veya düşme tehlikesi yaşadığı anlamına gelmiyor. FAA verileri de büyük ticari hava taşımacılığında türbülans kaynaklı ölümlü kazaların son derece nadir olduğunu gösteriyor.

Kısacası uçak, düşmekte değil; hareket eden havanın içerisinden geçmektedir.

  1. Türbülans sırasında uçağın kanatlarının hareket etmesi normaldir

Türbülans sırasında kanatların esnediğini görmek yolcuları endişelendirebilir. Ancak bu, yapısal bir sorun olduğu anlamına gelmez. Ticari uçakların kanatları, uçuş sırasında oluşan aerodinamik yükleri karşılayabilecek şekilde tasarlanır ve kontrollü biçimde esneyebilir.

Kanatların türbülans sırasında yukarı ve aşağı hareket etmesi, hava akımlarına ve değişen aerodinamik yüklere verilen doğal bir yapısal tepkidir. Bu esneklik, uçağın maruz kaldığı yüklerin yapıya kontrollü biçimde dağılmasına yardımcı olur. Dolayısıyla kanatların esneyebilir olması oldukça önemlidir.

  1. Her türbülans aynı değildir

“Türbülans var” demek, yaşanan hareketin şiddetini tek başına anlatmaz. Hafif türbülans küçük sarsıntılar şeklinde hissedilirken, orta şiddette türbülans sırasında yürümek zorlaşabilir. Şiddetli türbülans ise uçaktakilerin kuvvetli biçimde savrulmasına neden olabilir.

Türbülansın şiddeti de her zaman önceden kesin olarak bilinmiyor. Pilotlar meteorolojik tahminlerden ve diğer uçakların raporlarından yararlanıyor. Elde edilen bilgiler doğrultusunda gerekirse rota veya irtifa değişikliği yapılabiliyor. Ancak atmosferdeki her hava hareketini önceden tespit etmek mümkün değil.

  1. Türbülansın uçtuğunuz havayoluyla ilgisi yok

“Bu havayolunun uçakları daha fazla sallanıyor” şeklindeki yorumların atmosfer açısından bir karşılığı yok. Türbülansı meydana getiren şey havayolu şirketi değil, uçağın içinden geçtiği hava. Aynı hava kütlesinden geçen farklı havayollarının uçakları da benzer hareketlerden etkilenebilir.

Havayollarının meteorolojik takip ve operasyon prosedürleri farklı olabilir. Ancak türbülans, hangi şirketle uçtuğunuzdan çok, hangi hava koşullarında uçtuğunuzla ilgilidir.

  1. Türbülans sadece uçakların yaşadığı bir şey değil

Türbülansı anlamak için havacılık uzmanı olmaya gerek yok. Bir sigaranın dumanını düşünün. İlk anda düzgün biçimde yükselen duman, bir süre sonra kıvrılmaya ve farklı yönlere hareket etmeye başlar. Kaynayan bir tencerenin üzerinde yükselen sıcak hava da benzer düzensiz hareketler gösterir.

Bunların temelinde aynı fiziksel gerçek var: Hava hareket ediyor ve farklı hava akımları birbirleriyle etkileşiyor. Uçakta ise bu hareketi göremiyor, yalnızca sonucunu hissediyoruz. Belki de korkunun önemli bir bölümü buradan kaynaklanıyor. Görmediğimiz bir hareket, zihnimizde olduğundan daha büyük bir tehlikeye dönüşebiliyor.

  1. Türbülans için bulutlu bir gökyüzü şart değil

Masmavi bir gökyüzü, mutlaka sakin bir uçuş anlamına gelmiyor. Özellikle açık hava türbülansı, herhangi bir bulut veya fırtına görülmeden, yüksek irtifalarda güçlü hava akımlarının bulunduğu bölgelerde ortaya çıkabiliyor.

Mevsimin de etkisi bulunuyor. Özellikle kış aylarında jet akımlarının daha güçlü olması nedeniyle türbülansın görülme sıklığı artabiliyor. Ancak bu, kışın her uçuşun türbülanslı, yazın ise sakin olacağı anlamına gelmiyor. Rota, irtifa ve atmosferik koşullar gibi birçok faktör birlikte rol oynuyor.

  1. Bazen türbülansın kaynağı başka bir uçaktır

Bir uçak uçarken kanatlarının arkasında hava girdapları oluşturuyor. “Wake turbulence” olarak adlandırılan bu hareketler, özellikle büyük uçakların arkasından gelen uçaklar açısından önem taşıyor. Bu nedenle hava trafik sistemlerinde uçaklar arasında gerekli mesafeler bırakılıyor.

Hava trafiğinin artması, uçakların oluşturduğu bu hava hareketleriyle karşılaşma ihtimalini artırabiliyor. Ancak bunun doğal atmosferik türbülansın arttığı anlamına gelmediğini özellikle belirtmem gerekiyor.

  1. Türbülans karşısında yolcunun davranışı kritiktir

Türbülans başladığında yapılabilecek en önemli şey kemerinizi bağlamak ve oturmanız gerekiyorsa koltuğunuzda kalmaktır. Kemer, ani uçak hareketlerinde yolcunun koltuktan savrulmasını ve kabin içerisinde yaralanmasını önlemeye yardımcı olur.

Kemer ikaz ışığı yandığında kemeri çıkarmamak gerekiyor. Işık sönmüş olsa bile koltukta otururken kemeri bağlı tutmak önemli bir güvenlik alışkanlığı. Çünkü türbülansın ne zaman başlayacağını her zaman önceden bilemezsiniz. Kabin ekibinin uyarılarını takip etmek ve türbülans sırasında gereksiz yere ayağa kalkmamak da önemlidir.

  1. Türbülans bilinmesi ve korkulmaması gereken bir durumdur

Türbülans havacılıkta ciddiye alınan bir konu. Özellikle şiddetli türbülans, kemeri bağlı olmayan yolcular ve kabin ekibi açısından yaralanma riski oluşturabiliyor. Bu nedenle pilotlar türbülansı tahmin etmeye, mümkün olduğunca kaçınmaya ve karşılaşıldığında uçuşu güvenli şekilde yönetmeye çalışıyor.

Ancak yolcunun uçuş sırasında hissettiği her sarsıntıyı uçağın düşme ihtimaliyle ilişkilendirmek doğru değil. Türbülans, atmosferin doğal hareketlerinden kaynaklanan ve modern havacılığın operasyonel olarak yönetmeyi öğrendiği bir durum. Yolcu açısından en önemli konu ise kemerini bağlı tutmak ve kabin ekibinin talimatlarına uymak.

Çünkü türbülans uçuşun doğal koşullarından biri. Bilinçlenmek; yaşanan sarsıntıyı doğru anlamlandırmak ve uçuşu daha sakin geçirmek için önemli.