Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Bir Şey Olmaz”

10 Ağustos 2026 tarihinde Milano Havalimanı’nda apron üzerinde seyreden bir

10 Ağustos 2026 tarihinde Milano Havalimanı’nda apron üzerinde seyreden bir araç, taksi yapan özel bir jete çarptı. Kaza nedeniyle havalimanı yaklaşık 40 dakika kapalı kaldı.

Benzer bir kazayı Almatı Havalimanı’nda görev yaptığım dönemde yaşamıştık. Yine bir özel jet taksi yolunda ilerlerken, yer hizmetlerinin kullandığı bir araç uçağın ön dikmesine çarpmıştı.

Olayı araştırdığımızda aslında kazanın arkasında son derece basit ama bir o kadar da ciddi ihmaller olduğunu gördük. Aracı kullanan şoför işe yeni başlamıştı. Apronda araç kullanma eğitimi almamıştı. Aprondaki yolları, geçişleri ve kuralları bilmiyordu. Daha da kötüsü, supervisor’ı bütün bunları bilmesine rağmen kendisine aracı kullanma izni vermişti.

Basit gibi görünen bir hata, sonuçta ciddi maddi ve manevi zarara yol açmıştı.

Normal trafikte ağır vasıta ehliyetiniz olsa bile havalimanı apronunda araç kullanabilmek için ayrıca eğitim almanız gerekir. Çünkü apron, normal bir trafik alanı değildir.

Bu eğitimlerde öncelikle kullanılacak araç ve ekipman tanıtılır. Apronda kullanılan araçlar, yaptıkları işe göre normal araçlardan farklı özelliklere sahiptir. Ardından apronun yapısı, yolları ve özel trafik kuralları öğretilir.

Ama belki de en önemlisi, sürücünün apron trafiğinin mantığını öğrenmesidir. Hangi aracın geçiş üstünlüğü vardır? Nereden geçilebilir, nereden geçilemez? Bir uçağa ne kadar yaklaşılabilir? Taksi yollarında ve pist geçişlerinde hangi kurallar uygulanır? Hangi durumda kuleden izin alınması gerekir?

Bunlar küçük detaylar değildir. Yanlış bir kararın sonucunda karşınıza çıkan araç başka bir otomobil değil, yüzlerce tonluk bir uçak olabilir.
Eğitimlerin sonunda sınavı başarıyla geçen personele apron sürüş yetkisi verilir. Üstelik bu yetki her aracı ve ekipmanı kullanabileceğiniz anlamına da gelmez. Personel yalnızca eğitimini aldığı ve kullanma yetkisine sahip olduğu araç ve ekipmanları kullanabilir.

Havacılıkta emniyet (safety) en önemli ve esnetilemez unsurlardan biridir. Buna rağmen insan faktörünü tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Eğitim, prosedür ve denetimin amacı da zaten insan hatasının kazaya dönüşmesini mümkün olduğunca engellemektir.

Bugün teknoloji de bu konuda önemli bir destek sağlıyor. Örneğin apron araçlarında, sürücünün yetkisini tanımlayan sistemler kullanılabiliyor. Sürücü ehliyetini veya yetki kartını sisteme okuttuğunda, sistem o kişinin söz konusu aracı kullanmaya yetkili olup olmadığını kontrol ediyor. Yetkisi yoksa araç çalışmıyor.
Almatı’da yaşadığımız kazada eksik olan şey aslında bir prosedür değildi. Prosedür vardı. Eğitim zorunluydu. Kurallar belliydi. Ancak zincirin bir noktasında, “bir şey olmaz” denilerek kural esnetilmişti.

Havacılıkta kazalar çoğu zaman tek ve büyük bir hatadan değil, arka arkaya gelen küçük hatalardan doğuyor.
Yaşanan her olay bize yeni bir emniyet önlemi kazandırırken, mevcut prosedürleri de yeniden sorgulamamızı gerektiriyor. Çünkü bazen yüzlerce sayfalık prosedürün önüne geçen en tehlikeli cümle sadece üç kelimeden oluşuyor:
“Bir şey olmaz.”