Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Temelleri Sağlam Atılan Havalimanı Verimliliği: 2 Uçaktan 7 Uçağa Çıkışın Gerçekliği!

2010 yılının Mart ayında Üsküp ve Ohrid havalimanlarının işletmesini devraldığımızda,

2010 yılının Mart ayında Üsküp ve Ohrid havalimanlarının işletmesini devraldığımızda, Üsküp’te yıllık yaklaşık 500 bin yolcu ve sezona göre değişen 10-15 destinasyon vardı. Ohrid’de ise tablo çok daha sınırlıydı: Yıllık sadece 36 bin yolcu, kışın tek, yazın ise 4-5 destinasyona uçuş…

Üstelik havalimanlarını devralmamızdan kısa bir süre önce özelleştirilmiş olan ülkenin bayrak taşıyıcı havayolu da iflas etmişti. Dolayısıyla ülkedeki havacılığın gelişimi neredeyse tamamen yabancı havayollarının planlarına ve tercihlerine kalmıştı.

Hükümetin ve Ulaştırma Bakanlığının bizden beklentisi netti: Yeni havayolları, yeni destinasyonlar ve hızlı bir yolcu artışı. Böyle bir büyümeyi kısa sürede sağlayabilecek en gerçekçi seçenek ise “low-cost” dediğimiz düşük maliyetli havayollarıydı.

Hiç vakit kaybetmeden potansiyel havayollarıyla görüşmelere başladık. Destek paketleri hazırladık. Ancak kısa sürede gördük ki yalnızca havalimanı işletmecisinin sağlayacağı destek, bir havayolunun Üsküp’ü üs olarak seçmesi, buraya uçak tahsis etmesi ve yeni hatlar açması için yeterli değildi. Devlet desteğine de ihtiyaç vardı.

Bakanlıkla yaptığımız görüşmelerde konuya yalnızca “daha fazla uçuş” açısından bakmadık. Bir havayolunun ülkeye ve bölgeye sağlayacağı ekonomik katkıyı, yaratacağı istihdamı, uçuş yapılan ülkelerle gelişecek ekonomik, kültürel ve turistik ilişkileri anlattık. Kuzey Makedonya vatandaşlarının daha fazla noktaya direkt uçabilmesinin öneminden ve yeni uçuşlarla ülkeye gelecek turist sayısındaki potansiyel artıştan bahsettik.

Kısacası, meselenin yalnızca havacılık olmadığını; ülkenin ekonomisine, turizmine ve dış dünyayla bağlantısına doğrudan etki edecek bir kalkınma modeli olduğunu anlatmaya çalıştık.

Sonunda devlet, özel sektör ve Wizz Air ortak bir noktada buluştu.

Wizz Air ilk yıl Üsküp’e iki uçak konuşlandırdı ve yaklaşık altı yeni destinasyon açtı. Ben 2020 yılında görevimden ayrılmadan önce ise Üsküp’te konuşlandırdığı uçak sayısı beşe ulaşmış, 50’den fazla noktaya direkt uçuş gerçekleştiriyordu. Geçtiğimiz günlerde yedinci uçağın da Üsküp’te konuşlandırıldığını öğrendim.
Yolcu sayısındaki artış doğal olarak diğer havayollarının da ilgisini çekti ve yeni uçuşları beraberinde getirdi.
Bunun en güzel örneklerinden biri Türkiye ile olan hava trafiği…

2010 yılında iki ülke arasındaki haftalık uçuş sayısı sadece dörttü. Bugün THY, Pegasus ve AJet her gün uçuş gerçekleştiriyor.

Ve Ohrid…

Balkanların incisi, 1980’lerde olduğu gibi yeniden tercih edilen önemli bir turizm destinasyonu haline geldi.
Bugün hem Üsküp hem de Ohrid havalimanları yalnızca bulundukları şehirlere değil, tüm Kuzey Makedonya’ya ve hatta komşu ülkelerin yakın bölgelerine de hizmet veren birer çekim merkezi konumunda.
Geriye dönüp baktığımda, bu projenin başarısını yalnızca artan yolcu sayılarıyla, açılan yeni destinasyonlarla ya da Üsküp’e konuşlandırılan uçak sayısıyla değerlendirmiyorum.

Bence asıl önemli olan, doğru hedef etrafında kamu ile özel sektörün birlikte hareket ettiğinde nelerin değişebileceğini göstermiş olmasıdır.
Bir havalimanının gelişmesi bir şehrin, hatta bir ülkenin dünyaya açılan kapısını büyütür. Yeni bir uçuş sadece iki havalimanını birbirine bağlamaz; insanları, ekonomileri, kültürleri ve fırsatları da birbirine bağlar.
Üsküp ve Ohrid’in hikâyesi de bunun güzel örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.