Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Boeing’in Air Force One İçin Yazdığı 280 Milyon Dolarlık Yeni Zarar Ne Anlama Geliyor?

Boeing, yeni Air Force One uçaklarını geliştirdiği VC-25B programında yalnızca 2026’nın ikinci çeyreğinde 280 milyon dolarlık yeni maliyet yazdı. Bu son rakamla birlikte şirketin projeden kaynaklanan toplam zararı 3 milyar dolar sınırını aştı. Ancak asıl hikaye 280 milyon doların kendisi değil: Boeing, yıllar önce sabit fiyatla aldığı bir devlet sözleşmesinin maliyetini artık kendi cebinden ödüyor.

Boeing, yeni Air Force One uçaklarını geliştirdiği VC-25B programında yalnızca

ABD, mevcut Air Force One filosundaki iki Boeing 747-200 tabanlı VC-25A’nın yerine iki adet 747-8’i başkanlık uçağına dönüştürmek için Boeing ile anlaşmıştı.

Yeni uçakların başlangıçta 2024 civarında teslim edilmesi bekleniyordu. Ancak program; tasarım değişiklikleri, güvenlik gereksinimleri, tedarik zinciri sorunları, nitelikli personel eksikliği ve sertifikasyon süreçleri nedeniyle yıllarca gecikti. Boeing bugün iki uçağın teslimatını 2028’e yetiştirmeye çalışıyor.

280 Milyon Dolar Yeni Bir Uçak Alındığı Anlamına Gelmiyor

Buradaki en önemli ayrım bu.

Boeing’in açıkladığı 280 milyon dolar yeni bir sipariş veya Air Force One’ın fiyatına yapılan doğrudan bir zam değil.

Şirket bu tutarı, projeyi 2028 teslimat takviminde tutabilmek için gereken ek mühendislik ve program maliyetleri nedeniyle bilançosuna zarar olarak yazdı.

Yani Boeing daha fazla mühendis, daha fazla çalışma saati ve daha fazla kaynak kullanmak zorunda kalıyor ancak ABD hükümetinden bunun karşılığında aynı ölçüde ek ödeme alamıyor.

Çünkü Boeing Sabit Fiyatlı Sözleşme İmzaladı

Air Force One projesini Boeing açısından sıra dışı hale getiren nokta sözleşmenin yapısı.

Program büyük ölçüde sabit fiyatlı bir anlaşmaya dayanıyor.

Basitçe anlatırsak Boeing yıllar önce ABD hükümetine:

“Bu iki uçağı yaklaşık bu fiyata yapacağım” dedi.

Fakat proje planlanandan daha pahalı hale geldiğinde ortaya çıkan ekstra faturanın önemli bölümünü müşteriye aktaramıyor.

Maliyet yükseldikçe fark Boeing’in karından değil, doğrudan zarar hanesinden çıkıyor.

Bu yüzden Air Force One projesi, büyük devlet ihalelerinde sabit fiyatlı sözleşmelerin üretici açısından ne kadar riskli olabileceğinin en dikkat çekici örneklerinden birine dönüştü.

Bir 747’yi Air Force One’a Çevirmek Sandığınızdan Çok Daha Zor

Dışarıdan bakıldığında proje iki Boeing 747-8’in içinin değiştirilmesi gibi görünebilir.

Gerçekte ise Air Force One sıradan bir VIP uçak değil.

Uçağın başkanın askeri kriz sırasında bile görevini sürdürebileceği bir uçan komuta merkezi olarak çalışması gerekiyor.

Güvenli ve şifreli haberleşme sistemleri, özel elektrik altyapısı, askeri görev sistemleri, elektromanyetik koruma, havada yakıt ikmali kabiliyeti ve çok sayıda gizli güvenlik sistemi uçağa entegre ediliyor.

Üstelik bu sistemlerin her birinin hem 747’nin mevcut yapısıyla çalışması hem de son derece sıkı güvenlik ve sertifikasyon şartlarını karşılaması gerekiyor.

Bu karmaşıklık, standart bir yolcu uçağının VIP kabine dönüştürülmesinden çok daha büyük bir mühendislik problemi yaratıyor.

Uçak Teslim Edilmeden Teknolojisi Eskiyebilir

Programın gecikmesi başka bir problemi de beraberinde getiriyor.

Yeni bir Pentagon değerlendirmesi, VC-25B uçaklarının güvenli haberleşme sistemlerinde kullanılan bazı teknolojilerin uçaklar hizmete girmeden önce eskiyebileceği konusunda uyarıyor. Pentagon 2027 bütçesinde iletişim ve görev sistemlerini güncellemek için yüz milyonlarca dolarlık ek kaynak istiyor.

Yani Air Force One’daki paradoks şu:

Uçağı geliştirmek o kadar uzun sürüyor ki, geliştirme tamamlandığında yıllar önce seçilen bazı elektronik sistemlerin yeniden değiştirilmesi gerekebiliyor.

Bu da yeni maliyet, yeni mühendislik ve potansiyel olarak yeni gecikme anlamına geliyor.

Boeing İçin Zarar 3 Milyar Doları Aştı

280 milyon dolarlık son maliyet programdaki ilk zarar değil.

Boeing yıllardır VC-25B kapsamında milyarlarca dolarlık zarar yazıyor ve son kalemle birlikte şirketin programdaki toplam kaybı 3 milyar doların üzerine çıktı.

Boeing CEO’su Kelly Ortberg ise yeni maliyetlerin özellikle 2028 teslimat hedefini korumak ve gelecekte ortaya çıkabilecek sertifikasyon ile uçuş testi risklerini azaltmak amacıyla yapılan ek çalışmalardan kaynaklandığını belirtiyor.

İronik olan ise Boeing’in genel operasyonlarında toparlanma işaretleri göstermesi.

Şirket ikinci çeyrekte 171 ticari uçak teslim ederek 2018’den bu yana en yüksek üç aylık teslimat seviyesine ulaştı ve 631 milyon dolar pozitif serbest nakit akışı elde etti. Buna rağmen Air Force One programı şirketin bilançosunu aşağı çekmeye devam etti.

 

Air Force One Artık Bir Uçaktan Çok Sözleşme Dersi

Boeing’in son 280 milyon dolarlık zararı bu yüzden tek başına çok şey anlatmıyor.

Asıl hikaye, dünyanın en büyük uçak üreticilerinden birinin son derece karmaşık bir askeri projeyi yıllar önce belirlenen fiyatla tamamlamaya çalışması.

Her gecikme daha fazla mühendislik saati yaratıyor.

Her yeni güvenlik gereksinimi entegrasyonu zorlaştırıyor.

Her teknolojik değişiklik yeniden tasarım ihtimali doğuruyor.

Ancak faturanın büyük bölümü Boeing’de kalıyor.

Bu nedenle yeni Air Force One programı yalnızca dünyanın en gelişmiş başkanlık uçağının nasıl üretildiğinin değil, kötü hesaplanan bir sabit fiyatlı sözleşmenin milyarlarca dolarlık projeyi üretici açısından nasıl finansal bir tuzağa dönüştürebileceğinin de hikayesi haline geldi.