Deutscher Reiseverband kongresi kapsamında Azor Adaları’nda çok değerli gözlemler yapma fırsatı buldum.
Öncelikle şunu söylemeliyim:
Portekizliler gerçekten çok sıcak, çok samimi ve misafirperver insanlar. Bana göre birçok yönleriyle Türklere çok benziyorlar. Yabancılara karşı saygılı, içten ve doğal bir yaklaşımları var.
Özellikle São Miguel Adası beni fazlasıyla etkiledi.
Doğası, sakinliği ve enerjisiyle tam anlamıyla “kafayı dinlemek” isteyenler için ideal bir yer. Gürültüden uzak, doğayla baş başa, insanın kendine dönebildiği nadir destinasyonlardan biri.
Adaya en çok varlıklı Amerikalı turistler geliyor .
Bu noktada aklımda çok net bir fikir oluştu:
Bozcaada ile São Miguel Adası arasında bir kardeş destinasyon iş birliği kurulmalı.
Çünkü her iki ada da:
Doğallığını koruyan
Küçük ölçekli ve karakter sahibi
Gastronomi ve yerel kültürü güçlü
Sakinlik ve kalite arayan kitleye hitap eden destinasyonlar
Çünkü turizmin geleceği artık rekabet değil, doğru destinasyonların birbirini tamamlamasında yatıyor.
Kısacası:
Atlantik’te bir ada ile Ege’de bir ada…
Belki de birbirine sandığımızdan çok daha sinerji yaratabilir .
Azorlar… Doğasıyla, yeşilin bin tonuyla, Atlantik’in ortasında adeta insan ruhunu arındıran eşsiz bir coğrafya.
Bugünün gezgini deneyim, yarının gezgini ise anlam ve sağlık arıyor.
Konuşmamda özellikle şu noktayı vurguladım:
Bu eşsiz doğa, doğru yatırımlarla desteklenmezse potansiyelinin altında kalabilir.
Azorlar için şu projeleri önerdim :
Küçük ölçekli butik detoks ve arınma merkezleri
Doğayla entegre fitness ve spor konseptli tesisler
Sağlık, zindelik ve longevity odaklı wellness yatırımları
Kültürü ve tarihi merkeze alan seçkin, niş turizm ürünleri
Çünkü:
Geçmiş değerlidir.Kültür kimliktir. Ama gelecek, doğru konseptlerle gelir üretir.
Büyük resortlar değil,akıllı, küçük ve karakterli yatırımlar bu adaların kaderini belirleyecek.
Aynı zamanda Azor Adaları Turizm Konseyi başkanını Carlos Farinha’yı Türk ürünleri ve markalarıyla tanışmaları için Türkiye’ye davet ettim.
Türkiye’nin wellness, gastronomi ve turizm işletmeciliğindeki deneyimi ile Azorlar’ın doğası birleşirse, ortaya Avrupa’nın en güçlü butik destinasyon modellerinden biri çıkabilir.



