Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Savaşın Ortasında Operasyonu Ayakta Tutmak

Jazeera Airways, Kuwait merkezli ve Kuwait tescilli bir havayolu olmasına

Jazeera Airways, Kuwait merkezli ve Kuwait tescilli bir havayolu olmasına rağmen bugünlerde operasyonlarını Suudi Arabistan’daki Qaisumah-Hafar Havalimanı üzerinden yürütüyor. Havacılıkta çok nadir görülen bu operasyonun bir parçası olarak, sürecin içinden yaşananları paylaşmak istedim.

Savaşın ilk günü, şirket olarak hiç vakit kaybetmeden Emergency Response Plan (ERP) sürecini başlattık. İlk olarak uçaklarımızın nerede olduğu, havadaki uçuşların nereye yönlendirileceği, ekiplerin konumu ve operasyonel riskler masaya yatırıldı. O günlerin zorluğunu artıran önemli bir detay da 25 ve 26 Şubat’ın resmi tatil olmasıydı. Ben dahil birçok çalışan farklı yerlerdeydi.

Bu süreçte sadece operasyonel değil, aynı zamanda finansal sürdürülebilirliği de düşünmek zorundaydık. İnsan güvenliği her zaman birinci önceliğimizdi, ancak operasyonları tamamen durdurmanın yaratacağı etkileri de göz önünde bulundurduk. Bu nedenle hızlıca A, B ve C planları oluşturduk, maliyetleri kontrol altına aldık ve alternatif operasyon senaryoları üzerinde çalışmaya başladık.

Her gün düzenli olarak yaptığımız toplantılarda sadece mevcut durumu analiz etmedik, aynı zamanda bu krizden nasıl çıkabileceğimizi de tartıştık. Bu görüşmeler sonucunda, yolcuları kara yoluyla yaklaşık 3,5 saat uzaklıktaki Qaisumah-Hafar Havalimanı’na taşıyıp, uçuşları buradan gerçekleştirme fikri ön plana çıktı.

Bu kararın uygulanması ise ciddi bir koordinasyon gerektiriyordu. Suudi Arabistan Sivil Havacılık Otoritesi (GACA) ve Kuwait Sivil Havacılık Otoritesi (DGCA) ile hemen temas kurduk. Bununla birlikte kara sınırı geçileceği için içişleri bakanlıkları ve gümrük otoriteleri de sürece dahil oldu. Yolcuların milliyetine bağlı olarak transit vize gereklilikleri ayrı bir başlık olarak ele alındı.

Sürecin ne kadar yoğun geçtiğini anlatmak için küçük bir detay vermek isterim: İstanbul’dan Riyad’a uçtuğumuz bir gece, gece yarısı GACA’nın üst düzey yetkilileriyle toplantı yaptık. Bu noktada Suudi yetkililerin son derece yapıcı ve çözüm odaklı yaklaşımı, operasyonun bu kadar hızlı hayata geçmesinde büyük rol oynadı.

Gerekli izinlerin alınmasının ardından ikinci ve en yoğun aşamaya geçtik. Kuwait ile Qaisumah-Hafar arasında yolcu taşımak için uygun otobüsleri bulmak, anlaşmaları yapmak, uçuş saatleriyle uyumlu şekilde kara yolu operasyonunu planlamak, uçakları yeniden konumlandırmak ve ekipleri sahaya taşımak gibi birçok süreci aynı anda yürüttük.

Aynı zamanda havalimanı altyapısının operasyonlarımız için uygunluğunu denetledik, yer hizmetleri anlaşmalarını yaptık ve havalimanının çalışma saatlerini uçuş planımıza göre uyarladık. Tüm bunları birkaç gün içinde tamamlamak zorundaydık. İşin bir diğer zorlu tarafı ise ekiplerin farklı ülkelerde mahsur kalmış olmasıydı. Bu nedenle toplantılarımıza herkes farklı saat dilimlerinden online olarak katıldı. Buna rağmen hızlı ve net kararlar alarak süreci ilerlettik.

Sonuç olarak operasyonlarımızı 10 Mart itibarıyla başlattık. Bugüne kadar binlerce yolcuyu Kuwait’e getirdik ya da Kuwait’den diğer ülkelere ulaşmalarını sağladık. Uçuş sayımız her geçen gün artıyor. Savaşın süresine bağlı olarak daha fazla uçağı bu operasyona dahil etmek ve daha fazla destinasyona uçmak için planlamalarımız devam ediyor.

Bu süreç bana bir kez daha şunu gösterdi: Kriz anlarında panik yapmak yerine durumu doğru analiz etmek, hızlı ve net kararlar almak ve ekip olarak uyum içinde hareket etmek sizi bu tür zorluklardan daha güçlü çıkarıyor.

Umarım bu sürecin en kısa zamanda sona erdiği ve hayatın yeniden normale döndüğü günleri hep birlikte görürüz.

İyi uçuşlar.