Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

8 Günde Dünyanın Etrafında: Havacılık Tarihini Değiştiren Yolculuk

Bugün kıtalar arası uçuşlar sıradan kabul ediliyor. Bir yolcu sabah İstanbul’dan kalkıp akşam ABD’ye ulaşabiliyor. Ancak bundan 95 yıl önce gökyüzü hala büyük ölçüde keşfedilmemiş bir sınırdı. Haritalar eksikti, hava tahminleri yetersizdi, navigasyon sistemleri ise neredeyse yoktu. İşte böyle bir dönemde iki adam, dünyanın çevresini rekor sürede dolaşmaya karar verdi.

Bugün kıtalar arası uçuşlar sıradan kabul ediliyor. Bir yolcu sabah

Bir Petrolcünün Hayali

1930’ların başında Oklahomalı petrol yatırımcısı ve pilot Wiley Post, havacılığın geleceğinin uzun mesafeli uçuşlarda yattığına inanıyordu.
Bir gözünü petrol sahasında geçirdiği iş kazasında kaybetmişti. Cam göz kullanıyordu.
Ancak bu onun uçma tutkusunu engelleyemedi.
Yanına dönemin en yetenekli seyrüsefer uzmanlarından Harold Gatty’yi aldı.
İkili dünyanın çevresini mümkün olan en kısa sürede dolaşmayı hedefliyordu.
Amaç rekor kırmak değildi.
Bu uçuş, havacılığın gelecekte kıtaları birbirine bağlayabilecek bir ulaşım ağına dönüşebileceğini de kanıtlayacaktı.


23 Haziran 1931: Macera Başlıyor

23 Haziran 1931 sabahı ikili, New York’taki Roosevelt Field’dan havalandı.
Kullandıkları uçak, Lockheed tarafından üretilen tek motorlu bir Vega modeliydi.
“Winnie Mae” adı verilen uçak, uzun menzil için özel olarak modifiye edilmişti.
O dönemde Atlantik’i geçmek bile büyük haber olurken, Post ve Gatty dünyanın çevresini dolaşmayı planlıyordu.
İlk hedefleri Kanada üzerinden Kuzey Atlantik’e ulaşmaktı.

İlk Duraklar: Kanada ve Newfoundland

Uçak önce Kanada’ya ardından Newfoundland bölgesine ulaştı.
Atlantik geçişi uçuşun en kritik bölümlerinden biriydi.
Pilotlar ne modern radar sistemine ne uydu destekli navigasyona sahipti.
Gatty yön tayini için haritalar, pusulalar ve göksel navigasyon tekniklerinden yararlanıyordu.
Bulutların arasında yapılan hesaplamalarda küçük bir hata bile yüzlerce kilometrelik sapmaya yol açabilirdi.

Atlantik Üzerinde Ölümle Dans

Atlantik Okyanusu üzerindeki uçuş sırasında ekip yoğun sis, kötü hava koşulları ve sınırlı görüş mesafesiyle mücadele etti.
Bugün birkaç saat süren transatlantik uçuşlar o dönemde gerçek anlamda kumardı.
Buna rağmen ikili Avrupa’ya ulaştı.

Berlin’de Kahraman Gibi Karşılandılar

Avrupa ayağının en dikkat çekici durağı Berlin oldu.
Dönemin gazetecileri Amerikalı havacıların gelişini manşetlere taşıdı.
Kalabalıklar havaalanına akın etti.

Sovyetler Üzerinden Asya’ya

Berlin’den sonra uçak dönemin Sovyetler Birliği toprakları üzerinden ilerledi.
Bu etap uçuşun en zorlu bölümlerindendi.
Binlerce kilometrelik alanlarda sadece ormanlar, bataklıklar ve tundralar vardı.
Bir motor arızası yaşanması halinde kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşması haftalar sürebilirdi.

Asya’nın Üzerinde Zamanla Yarış

Sibirya’nın ardından uçak Pasifik’e doğru ilerledi.
Yolculuk sırasında yakıt ikmali için birçok noktada duruldu.
Her durakta yeni bir kalabalık onları karşılıyordu.
Dünya, gazetelerle bu uçuşu adım adım takip ediyordu.

Pasifik Geçişi ve Son Viraj

Uçuşun son büyük sınavı Pasifik üzerindeki etap oldu.
Sekiz gündür neredeyse aralıksız uçuyor, kısa molalarla yollarına devam ediyorlardı.
Ancak rekor ihtimali giderek güçleniyordu.
Artık geriye ABD’ye dönmek kalmıştı.

1 Temmuz 1931: Tarihe Geçen İniş

1 Temmuz günü Post ve Gatty, yeniden Roosevelt Field’a indi.
Saatler durduğunda ortaya çıkan rakam havacılık tarihine geçti:
8 gün 15 saat 51 dakika.
Yaklaşık 24 bin kilometrelik dünya turu tamamlanmıştı.
İkili, dönemin dünya çevresi uçuş rekorunu kırmıştı.
Gazeteler ertesi gün “gökyüzünün fatihleri” manşetleri attı.


Peki Bu Uçuş Neden Bu Kadar Önemliydi? 

Post ve Gatty’nin başarısı, uzun mesafeli hava taşımacılığının mümkün olduğunu gösterdi. Havayolu şirketleri için yeni rotaların önünü açtı. Navigasyon tekniklerinin geliştirilmesine katkı sağladı. En önemlisi insanların dünyaya bakışı değişti. Zira okyanuslar ve kıtalar büyük engeller olarak görülüyordu. Bu iki havacı dünyanın düşünülenden daha küçük olduğunu kanıtladı. Yani gökyüzünün sınırlarını biraz daha ileri taşıdılar ve modern küresel havacılığın önünü açan uçuşlardan birine imza attılar.

İlginç olan şu ki Wiley Post bununla yetinmedi.
İki yıl sonra, 1933’te, bu kez tek başına dünya turuna çıktı.
Dünya çevresini 7 gün 19 saatte dolaşarak kendi rekorunu geliştirdi.
Bu uçuşta kullandığı gelişmiş otopilot ve radyo yön bulma sistemleri, modern havacılığın temel taşlarından biri olarak kabul edildi.